YAN KOMŞUM2

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

YAN KOMŞUM2

nefes nefese yatakta uzanmış rüya ya sarılmış ensesini sırtını omuz başlarını minik minik öpüyordum muhteşem bir kadın dı rüyaaa delirtiyordu beni çıldırtıyordu yarrağım hiç inmemeişti bile o simsiyah saçları dağılmıştı kalın dudaklarını ısırıyor du hala hala vucudu titriyordu rüya yı yatağa yüz üstü yatırdım dilimle ensesinden başlıyarak yalamaya devam ettim omuz başlarını sırtını belini kıçının yanaklarını yalıyordum rüya anlamıştı neyi istediğimi ve ve hemen dizlerinin üzerinde kıçını havaya dikti yüzünü resmen yatağa gömdü daha fazla poposu dikilsin diye ellerimle okşuyordum rüyanın o muhteşem götünün yanaklarını ellerimle ayırdım kıçının yanaklarını ve dilimi içine sokarak kıçının yanaklarının içini her noktasını yalamaya başladım rüya inliyordu hayvansın sen hayvannnn götümüde istiyorsun değilmiii onuda sikmek yarrağınla doldurmak istiyorsunnn biliyorum birazdan deliler gibi hayvanlar gibi sikeceksin o deliğide ama ne olur bebeğim acıtma lütfen acıtma sadece zevk ver bu ataşlü seksi sürtüğe diyordu yarrağım yine kapkalın ve kocaman olmuştu rüyanın o minnacık göt deliğini kokluyordum muhteşemdi tertemiz harikaydı dilimle yalıyordum o minnacık deliği tadı bambaşkaydı kölesi olmuştum bu kaltağın minik minik kasılıyordu o küçücük deliği hafif hafif açılıyor sanki ekşimsi bir sıvı çıkıyordu rüya nın minnacık deliğinden hiç ımrumda değildi ne çıkarsa çıksın o göt deliğini yalıyordum kokluyordum dilimi sivrilterek rüya inlemeye başlamıştı bile tırnaklarını çarşafa geçirerek ohhh babyyy diyordu yesss yesssssssss diye inkliyordu dilimi rüyanın minnacık deliğine sokup çıkarmaya başlamıştım bile bu arada alttan rüyanın amının dudaklarının arasından yapışkan sıvılar akmaya başlamıştı bile bir hamlede ağzımı tamamen açarak amından akan sıvıları yalamak için amının tamamını ağzıma aldım ve büyük bir nefesle içime çektim rüyaaa çıldırdı tirtir titrediii hayvannnnnnnnnnnnnnnn diye çığlık attı tekrar dilimi göt deliğine yönelttiğimde amının dudaklarının açılıp kapandığını gördüm çıldırıyordum artık götünün içini yalıyordum kocaman kocaman dilimle ve ayağa kalktım rüya aynı pozisyonda kıçını dikmiş kafasını yan çevirerek bana bakıyordu anlamıştı sıra u koskocaman yarrağın göt deliğine gireceğini anlamıştı ve gözleri kısık lütfen bebeğim yavaşşşşşşşşşşşşş diye inledi bacaklarımı açarak rüyanın götü bacaklarımın arasında kalacak şekilde ayağa kalktım ve sikimi aşağı doğru bastırarark tukarıdan aşağıya doğru rüyanın minnacık deliğinin üzerinde yarrağımı dolaştırmaya başladım yarrağım semsert ve kapkalın olmuştu damarları çıkmış başı mosmordu başını deliğe bastırmaya başladım o minnacık göt deliğini zorluyordum rüya kaçmaya çalışıyor sıkıyordu kendini elimle götünün yanaklarına tokatlar atmaya başladım abandım üzerine yarrağımın kafası o minik deliğe saplanmıştı resmen rüyaaa bar bar bağırıyordu hayvannnnnnnnnnnnnnnn hayvan herifffffff itttttttttttttttttttt at sikli hayvan diye inliyordu rüya böyle bağırdıkça daha da azdım ve daha çok abandım bu arada rüyaaa ıkındıkça yarrağım göt deliğine giriyordu yarısı içine girmişti ama rüya yatakta çırpınıyor küfürler savuruyordu dizlerimi kırarak eğildikçe yarrağım daha çok girmeye başladı artık alışmıştı yarrağım göt deliğinde ileri geri yapıyordu minik göt deliği açılmış damarlı yarrağımı sımsıkı sarıyordu rüya nefessiz kalmıştı zevkten uçuyordu gözleri kaymış sürekli dudaklarını ısısrarak yalıyor küfürler savuruyordu rüyanın sıçtığı yeri sikiyordum muhteşemdiiii harikaydı kalın ve iri yarrağım rüyanın götünü dolduruyorrrrdu deliler gibi sokup çıkarmaya başladım yarrağııı tekrer rüyanın ellerini belinde birleştirip bileklerinden kendime çekmeye başladım alttan taşaklarım rüyanın amına çarpıyor şlap şlap sesler çıkıyordu içimden ulumak geliyordu böyle bir zevk yaşamamıştım muhteşemdiiii yarrağı rüyanın göt deliğine kökledikçe köklüyordum götünün içini yarrağımla doldurmuştum dayanacak gücüm kalkmamıştı artıkl rüya resmen yarı baygındı daha seriii daha sert sikmeye başladımm rüyanın götünün içi cehenem ateşi gibi yanıyordu bende artık resmen anırıyordum böğüre böğüre rüyanın göt deliğine boşalmaya başladım ama ne boşalmak resmen hortumdan sı fışkırıyordu hala sokuyordum soktukça döllerim taşıyordu rüya yeterrrrrrrrrrrrrrr götümü patlattın it heriffffff mahvettin bitirdin beni hayvan herifffffff diye çığlık çığlığa bağırıyordu ve beraberce yatağa resmen düştük ve sıkı sıkı bir birimize sarıldık rüyaa rüya bana bebeğim seni seviyorum muhteşemsin dediğinde bende rüya ya sende benim kadınımsın aşkımmm diyerek dudaklarını öpmeye başladımmmmmm

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Ceren ve Lise Arkadaşları 2

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Ceren ve Lise Arkadaşları 2

İş çıkışı kuaföre uğrayan ceren’I kapıda karşıladım. Hafif de bi makyaj yaptırmış.

“çok tatlı olmuşsun”

“bakalım akşamki avareller de beğenecekler mi? ”

çırılçıplak gardrobun aynasında kendini seyrediyordu. Manken değildi, 1,60 boyu, kahverengi kendinden dalgalı gür saçları, çıkık alnı, hafif çukur yanakları ve doğal dolgun dudakları ile çok çekici bir yüzü vardı. Güzel değil illa, yani evet güzel de, aslında güzelden de farklı, buram buram seksi evet böyle diyebiliriz, kadınsı. Yumuşacık tenine dokunan genelde elektirik çarpmış gibi olurdu. Diri göğüs uçları hep dimdikti ve “sütyensiz dolaşamıyorum sokakta” diye bundan da çok şikayetçiydi. Itiraf etmek gerekirse, bant falan kullanmazsa sokakta sütyensiz dolaşması sakıncalı gelişmelere sebep olabilirdi. Beli hala bu yaşta bile genç kız beli kadar ince ve sürekli sporla squad’la şekillendirdiği kalçaları da vücuduna ayrı bir dirilik katıyordu.

Gece içi hazırlık amacıyla geçtiği ayna karşısında bütün giysilerinden kurtulmuş, tüm vücudunu, kalçalarını dikkatle inceliyor, arada bir göğüslerine dokunuyordu. Bu akşama özel tüylerini şekilli aldırmıştı. beyaz teninin üzerinde bacakarasından yukarı ip gibi görünen tüy demeti çok çekici görünüyordu.

“çok çekici görünüyor” dedim ellerimi bacak arasına sokup ıslaklığından yukarı tüylerini okşayarak.

Kikirdedi.

“ay hadi geç kalıcaz, seçtin mi bakalım bu akşamki cicilerimi?” telaşlıydı sesi

Ceren’in iç çamaşırlarını seçmek benim görevimdi. Günlük pamukluları hariç iç çamaşırı koleksiyonu tamamen benim eserimdir de diyebiliriz. Alışveriş sitelerinden, yurtdışına gidince fetiş mağazalarından almak zaten dert değil, ama herhangi bir avm’de vitrinde çekici bir şey gördüğüm anda hiç çekinmeden mağazaya dalarım, içerisi kalabalıksa gözüme kestirdiğim bir tezgahtara yanaşır, yardıma ihtiyacı olan kedi pozları ile hızla işimi bitirip çıkmam için bana yardımcı olmasını rica ederim.

İşte şimdi bu zengin iç çamaşırı koleksiyonu önümde ve karar vermeye çalışıyorum. Renk renk, kırmızı, yeşil (evet yeşil bunu alırken ne düşündüm acaba), mor, beyaz, siyah, çeşit çeşit, dantel, tül, string, saten, fiyonklu, tüylü, deri, takımlar, babydoller, jartiyerler.

“oysa bu yatırımlar gereksiz, en babası otuz saniye durmuyor ki” ceren itiraz etmiyordu bu koleksiyona ama zaman zaman çok da gerekli değil derken böyle diyordu

“iç çamaşırına kadar çıktıysa zaten erkeklerin gözü onları görmüyor”

Gene de iç çamaşırlarını seçmek ve almak, maceralarımızdan hangilerini giyeceğine karar vermek ve öpüp okşayıp çamaşırlarını elllerimle giydirmek asla vazgeçmeyeceğim özel zevkimdi. Bu sefer de öyle oluyordu, “bunlar” dedim transparan pembe külot ve takımı yarım sütyeni göstererek.

“o sütyeni yanıma alırım. Eğer işler yolunda giderse tuvalette değiştiririm. Yoksa lokantada film gibi seyrederler beni”

Hiç konuşmadan, külodunu, sütyenini, File çorabını, mini eteğini, göğüs dekolteli şeffaf beyaz gömleğini yavaş yavaş ve okşayarak giydirdim. Kırmızı topuklularını da giyince bir ıslık çaldım

“afrodit misin mübarek”

“hadi geç kalmayalım”

“heyecanlı mısın?

“hem de nasıl, sen değil misin?”

“ölecek gibiyim. Umarım yayın mekanıizması çalışır”

Kahkaha attı “Olmazsa kocam istedi derim filme çekerler” ekledi “manyak, sapık, pezevenk”

Gülerek küçük yumruklarla beni döverken sarıldım, tam öpecekken çekti kendini

“ay dur rujla uğraşamam şimdi bi daha”

üzerine geçirdiği pardesüsü ile gayet hanım hanımcık görünüyordu, onu tepebaşında bırakacaktım, oradan restorana yürüyüşü pardesü kamuflajı ile sorunsuz olurdu. Içim rahat olmalıydı, hem bu çocuklardan bir terslik çıkmazdı. “yakınlarda bulunsam daha iyi olmaz mı?” soruma arabada tepebaşına doğru giderken böyle yanıt veriyordu.

“git eve ve keyfine bak” dedi telefonu çalmadan hemen önce, trt’nin ordan sağa dönerken trafik sıkışmıştı. Odakule’nin karşısında durmamıza saniyeler kalmıştı.

“aaa merhaba burak geldiniz mi? tamam ben taksiden inmek üzereyim şimdi, beş dakikaya oradayım”.

inerken hızlı ve hafif bir öpücük kondurdu dudağıma, rujun izi kalmayacak kadar hafif bir öpücük. “o ruj bu gece nerelere bulaşacak acaba” diye geçirdim içimden.

Dönüşte trafiğe takıldım, yarım saatte geldiğim yolu karnımda kelebekler uçarak iki saatte anca alabildim. Çok heyecanlanmıştım, eve kendimi zar zor attığımda telefona gelen mesaj ise iyice elimi ayağıma doladı:

“her şey yolunda. Tuvalette sütyeni değiştirdim şimdi.”

Ben laptopu açıp içkimi koyana kadar ikinci mesaj da geldi

“çıktık, otele gidiyoruz, orda içmeye devam edicez? :)”

Çantasına odadan yayın yapacağı bir düzenek kurmuştum, ama işler yolunda gider mi? görüntü nasıl olur, açıyı ayarlayabilir mi? adamlar farkeder mi? bin bir türlü soru, endişe, merak heyecan. Viskimden kocama bir yudum aldım.
Yaklaşık yarım saat sonra ekran bir titredi, ceren’in telaşlı yüzü göründü bir, arkasında iki adam. Çantayı odanın olabilecek en merkezi yerine koyup çaktırmadan kontrolünü de yapmıştı ceren.

“harika burası çocuklar” dedi adamlara dönüp

“evet” dedi burak. “iyi akıl ettin de bu süiti ayarladın harun evden farkı yok”

Geniş bir oda ön tarafta ofak bir masa üzerinde konyak şişesi bardaklar ve çikolatalar, sigara paketleri. Ikili bir koltuğa ceren tek başına oturmuş, koltuğun arkasında geniş bir yatak. Burak ve harun masaının etrafındaki diğer koltuklarda.

“ceren sen restoranda lavaboya gittiğinde bir konfigürasyon değişikliği mi yaptın?” burak çapkın çapkın ceren’in şeffaf gömleğinden taşan yarım sütyenine bakarak sordu.

“ahahahha ay evet şekerim, restoranda seyirlik olmiim diye çok açık sütyen giymemiştim. Otele gidelim diyince haruncumun gözleri şenlensin bari dedim”

“o zaman, yarım sütyenine ve harunun gözlerine içelim. Haydi fondip” kadehini kaldırdı, ceren kadehini bırakır bırakmaz da hemen dolduruverdi tekrar

“ay napıyosun burak, sarhoş mu edicen beni?”

“evet” dedi burak “sarhoş olursan verirsin belki” kahkaha attı, “ne kadar terbiyesiz” diye geçirdim içimden

“sen avcunu yala” dedi ceren. Ikinci kadehi kafasına dikip.

“tatlım, sarhoş etmenize gerek yok kadınları, bir kaç hoş laf yeterli. hahahaha” diye ekledi gülerek

“tatlı lafla uğraşamam ben” dedi burak cerenin kadehini doldururken

“ayı” dedi ceren gülerek “sarhoş olup sızarsam görürsün”

“aman ortak” burak telaşla “sızdırmayalım cereni”

“yoksa elinize kalırsınız”

“sarhoş olmazsan?” burak yarı ciddi

“o zaman en azından sızmamış olurum, ay sen hep ayıydın böyle burak” ceren bacak bacak üstüne atarken iki erkeğin bakışlarının aynı yere odaklanmasını yakalamıştı, fırsatı hiç kaçırmadı.

“ay ne oldu hipnotize mi oldunuz?”

“yok” dedi harun “bahse girmiştik, siyah mı başka bir renk mi diye?”

“eee?”

“pembeymiş”

“evet canım ikinci sütyenin kombini”

“ikinci sütyene” kadeh kaldırdı harun

“beni sarhoş etmeye çalışırken siz sarhoş olmayın canım, sonra hüsran olmasın” işaret parmağını gösterip büzdü kahkaha atarken. ceren çok eğleniyordu belli.

“hakikaten ne güzel oldu” dedi harun “lisenin üzerinden yirmi yıl geçmiş. O zaman sınıfın en güzel kızı ile oturduk içiyoruz”

“aaaa sınıfın en güzel kızymış yalana bak, hepiniz esranın dibinden ayrılmıyordunuz”

“olur mu canım ikimizin de gözü vardı sende”

“hadi be nasıl gözmüş o, o kadar frikik verdim bir kere bile yakalamadınız”

“öyle miii, nasıl frikiklerdi onlar hiç katırlamıyorum” burak hedefe odaklanmıştı.

“ay bir sürü bir sürü”

“göstersene” burak gayet ciddi

“şimdi mi?”

“evet, çok merak ettim”

Ayağa kalktı ceren “sizi görünce kırıtırdım böyle” yürümeye başladı her adımda kalçalarının iki yöne hareketlenmesi çok tahrik ediciydi. Islık çaldı burak “uff yavrumm”

“ayı” dedi ceren “o zaman dicektin bunu”

“başka” burak merakla

“mesela sıraya oturduğumda eteğim hep sıyrılırdı böyle” koltuğa otururken külodu ortaya çıkacak kadar sıyrılmıştı eteği, elleri ile toparladı hemen.

“külodun görünmezdi” harun etkilenmşti manzaradan

“yoo görünürdü de siz bakmazdınız”

“vay babam biz ne fırsat kaçırmışız” burak viskisinden bir yudum alırken

“o gösterip vermeyen esra yellozunun dizinin dibinden ayrılabilseydiniz”

“sen hem gösterip hem veriyor muydun?” burak alkolden ve heyecandan zor konuşuyordu

“ikinizden birine vermeye çok kararlıydım” ceren’in geri adım atmaya hiç niyeti yoktu.

Iki erkeğin de heyecanlandığı kameradan bile belli oluyordu. Burak bi sigara yaktı.

“bazen” dedi ceren “gömleğimin bir düğmesini açardım. Sonra kalemimi yere atıp eğilirdim, harun sen yan sıradaydın gözucuyla baksan memelerimi seyret diye”

“hiç farketmedim ya”

“evet, geceleri yatağımda çok ağlamıştım”

“yazık sana”

Bi kere sizi karşılıklı mastürbasyon yaparken yakalamıştım spor salonunda”

“yaa evet ne utanç”

“o gece çok zor geçmişti” dedi ceren gülerek “ateşten yatak yorgan yanacaktı nerdeyse”

Bir sigara yaktı ceren, alkolden ve belki de biraz utandığından yanakları kırmızılaşmıştı

Burak birden ayağa kalktı ve cerenin yanına, ikili kanapeye ilişiverdi.

“belki de bu gece o zor geçen gecenin rövanşıdır” dedi

“nasıl yani dedi” ceren

İki parmağının üstü ile cerenin elinden başlayıp omzuna kadar şöyle bir okşadı

“o gece hayal ettiklerin belki bu gece gerçek olur”

“pek sanmıyorum” dedi ceren inler gibi

“neden?” burak parmakları ile cerenin boynuna dokunuyordu.

“utanırım” ceren adamın dokunuşlarına odaklanmıştı. Burak hafifce cerenin yanağını okşadı ve kulağına dokundu.

“ayyy kulağım çok hassas” geri çekildi ceren. Harun hemen atılıp cerenin diğer tarafına oturdu fırsat bu fırsat diyerek.

“lütfen ceren hanımın hassasiyetlerine dikkat edelim ortak” elini cerenin bacağına koydu “ne kadar güzel bir çorap bu”

“beğendin mi haruncum” ceren ilgiden hoşnuttu

“evet çok sevdim” harun elini cerenin bacağından ayırmadan okşamaya devam ederek.

“harika, devam et o zaman” ceren sesi tireyerek. Harun cerenin eteğinin altından çorabın bittiği yere ulaşmıştı. “tenin ne kadar yumuşak”

Bu sırada burak da cerenin diğer bacağını okşamaya başlamıştı. Ceren iki adamın ortasında kafasını geriye atmış iki adamın okşamalarına göğsünün derin derin inip kalkmalarıyla tepki veriyor, bacaklarını zaman zaman açıp kapatarak ellerin hareketlerini bir zorlaştırıp bir kolaylaştırıyordu. Konuşmalar kesilmişti, odada sadece açtıkları radyodan dökülen saksafon sesi vardı.

Iki erkek avlarını ürkütüp ellerinden kaçırmamak için mümkün olan en yüksek dikkati gösteriyorlardı. Bu aşamada atılacak yanlış bir adım, biraz erken ya da sert bir hamle işi berbat edebilir, geceyi erken sonlandırabilirdi. Son derece dikkatli ve yavaş bir şekilde ceren’in bacaklarını okşuyor ama eteğin bittiği yere geldiğinde hemen ellerini içeri sokmak yerine milim milim yukarı sıyırıyorlar, bunu yaparken de gerilimi arttıracak fısıldaşmalarla ve iltifatlarla ceren’i uyarmaya devam ediyorlardı.

İki erkeğin, bir kadını nasıl tahrik edeceklerini bildiklerini gösteren bu okşamaları ve fısıltıları ile iyice tahrik olan ceren bir süre sonra arkaya attığı başını biraz doğrulttu ve bir eli ile harun’un diğer eli ile burakın pantalonun üzerinden erkekliklerini okşamaya başladı. Artık avlarının bir sonraki hamleye hazır olduğunu anlayan Iki erkek sözleşmiş gibi cerenin birer göğsünü paylaşıp gömleğin üstünden okşamaya başladılar.ceren gömleğinin düğmelerini çözdü, iki erkek yarım sütyenden taşan göğüslerini emmeye başladılar.

Ceren “haruncum” dedi fısıltıyla ve harun kafasını ceren’in memesinden kaldırınca uzun uzun optü onu, sonra burağa döndü “burakçım”, burakla öpüşmeye başladılar. Öpüşmediği adam boynunu memelerini öpüyor, diğerinin bıraktığı izleri sürüyordu. ceren öptüğü adamdan sıkılınca diğerine dönüyor bu sefer onu ismi ile çağırıp öpmeye başlyordu.

Burak cerenin sütyen kopçasını tek hareketle çözünce omuz askısı olmayan yarım sütyen cerenin karnına düşüverdi, cerenin dik göğüsleri artık serbest kalmıştı. iki adam kadının çıplak göğüslerini ısırıp çimdikledikçe ceren ya inliyor ya da küçük çığlıklar atıyordu. Beline toplanmış mini eteği, bütün düğmeleri açık, sıyrılmış, omuzlarını bile açıkta bırakan şeffan beyaz gömleği ve artık eteğinin saklamadığı külodu ile ceren çok savunmasız görünüyordu. Önce harun akıl etti ve ceren’in kadınlığını külodunun üzerinden okşamaya başladı, o bırakınca burak, burak bırakınca harun, ceren’in külodu bana yayın yapan ve bir kaç metredeki kameradan bile görünecek şekilde sırılsıklam olmuştu.

“yumuşacık, sırılsıklam ve sıcacık” birden cerenin amcığı şimdi nasıldır sorusuna cevap olarak kafamda kelimeler dolaştı. Ateş içindeydim ve kalbim heyecandan yerinden fırlayacak gibiydi.

Burak cerenin önüze diz çökerek ıslanmış pembe tül parçasını indirirken ceren de kalçalarını kaldırıp ona yardımcı oldu. Burak ceren’in bacakarasına eğilmeden önce çıkardığı külodu uzun uzun kokladı, cernee bakıp tam duyulmayan bir şeyler fısıldadı

“lisede .. varş bu or.s.. am..”

Ceren hafif bir doğruldu, burağa baktı

“Al işte şimdi al” diyerek burağın kafasını bacakarasına doğru bastırdı.

Şimdi burak cerenin önünde diz çökmüş , yana doğru açtığı bacaklarının arasından cerenin kadınlığının tadına bakıyordu. burağın her dil darbesinde ceren inleyerek sarsılıyor, kıvrım kıvrım kıvrılıyor, bazen küçük çığlıklar atıyordu. O sırada harun ceren’in memelerini yalamaya devam ediyor, arada memesine küçük çimdikler atıyor, oradan karnına inip okşuyor, orada tekrar memelere çıkıp okşuyor ve sıkıştırıyordu. Ceren, burağın dil darbeleri ile zaman zaman kalçalarını hafifçe kaldırıyor, harun da arkada kalan eli ile ceren’in kalçalarını ziyaret ediyordu. Bu sırada burak ceren’in kalçalarını yumuruyor, iki erkeğin eli zaman zaman cerenin kalçaları üzerinde rastlaşıyordu.

Bir süre sonra Burak ayağa kalktı, kemerini çözüp pantolonunu ve boxer’ını indirdi. İşte o zaman cerenin neden bu adamlarla görüşmeye, bu kadar istekli olduğunun birinci sebebini gördüm, burak çok uzun olmayan ama insana kola kutusu gibi dedirtecek kadar kalın erkeklik organı ve kaslı vücudu ile ayakta duruyordu. Hiç konuşmadan ve artık hazır olduğunu düşünerek, ceren’in üzerinde eğildi, kendisine korku ile karışık arzu dolu bakışlarla bakan kadının bacaklarını yukarı ve geriye doğru iyice esnetti. Ceren içine birazdan girecek sike bakıp hafif bir titreme geçirdi. Burak hiç istifini bozmadan sikini cerenin kadınlığına dayadı ve yavaş yavaş sokmaya başladı. Ceren’den “ayy yavaşş” çıktı bi belli belirsiz ama burak hiç oralı olmadan iyice kökledi, cerenden bir ohhh sesi gelince de gidip gelmeye başladı. Şimdi ceren, kanapeye yaslanmış kafası, iyice yana açılmış ve kafasına kadar geri esnemiş bacakları, sütyensiz memeleri, omuzlarından geriye atılmış gömleği ve beline kadar sıyrılmış çıkartılmayı bekleyen buruşmuş eteği ile burağın altında kıvranıyor, küçük çığlıklar atıyor, anlaşılmaz sözcükler fısıldıyordu.

Harun ayağa kalkmış koltukta burağın cereni sikmesini seyrediyordu. o da pantolonunu indirmiş bir yandan da sikini okşuyordu ve evet ceren heyecanlanmakta iki defa haklıydı, harunun siki buraktan uzun ve onunki kadar olmasa da oldukça kalındı.

Hareketleri giderek hızlanan burak daha fazla devam edemedi ve büyük bir oh çekerek bütün spermlerini ceren’e boşalttı. Birden ceren’in kondom işini hiç açmadığını farkettim. Ekranda sevgili karım hiç tanımadığım bir adamın spermleri ile doldurulmuş amcığı ile öylece duruyor, ben ise hiç bir şey yapamıyordum.

Şimdi burak ayağa kalkmış eserini seyrediyor, ceren ise tatmin olmamış ama spermle doldurulmuş kadınlığı ile hafif hafif inliyor, artık boşta kalmış elleri ile kendi karnını memelerini okşuyor, meme uçlarını bazen koparacakmış gibi sıkıştırıyor, spermle dou amcığına dokunuyor, bir yandan da dudaklarını ısırıp başını hafif hafif sağa sola sallıyordu.

Burak sıradaki arkadaşını daha fazla bekletmek istemedi ve geri bir adım atıp yerini haruna bırakırken fısıldadı “hadi ortak kolay gelsin”

Harun burağın spermleri ile dolu cerene erkekliğin dayadı, cerenin kollarını tutup geri bastırdı ve

“orospu ceren bana bak” dedi

“efendim haruncum, efendim aşkım” ceren konuşmuyor, sözcükler ağzından adeta bilinçsizce dökülüyor gibiydi.

“seni düşünerek az otuz bir çekmedim ben” dedi harun

“ben de çok parmakladım kendimi kocaman sikinin hayaliyle. Altına al ez beni” 1.60’lık incecik ceren, 1.90’lık harunun altına tek kelimeyle ezilmeye hazır, kocaman aslanın avladığı ceylan yavrusu kadar görünüyordu.

Harun’un erkekliğini amının üzerinde hisseden ceren başına gelceği hızlandırmak ve alacağı hazzı arttırabilmek için bacaklarını tekrar geriye, kafasına doğru çekip iyice yana doğru açtı. Harun biraz yüklenince siki burağın spermleri ile iyice kayganlaşmış amın içerisine dalıverdi ve cerenden bir “ayyyy” sesi duyuldu. Harun elleri ile cerenin bacaklarını iyice geriye ittirdi ve yavaş yavaş gidip gelmeye başladı.

sevgili karım şimdi de harunun altında ikiye katlanmış, çığlıklar atıyor, inliyordu.

Harun cerenin üzerinde gidip gelirken, ceren hızlı hızlı nefes alıyor, bazen kasılıyor, bu sırada harunun hareketini bile zorlaştıracak kadar harunu kendine çekiyor, bazen tırnaklarını harunun omzuna, sırtına geçiriyor, harunu tırmıklıyor bazen de ciddi ciddi yumruklar atıyordu. Harun tempoyu arttırdıkça cerenin de soluk alış verişleri ritmik bir hal almaya, çığlıkları ve hırıltıları da o ritim ile uyumlu olmaya başlamıştı. Bir yandan da haruna talimatlar yağdırıyordu

“devam et, devam, devam, devam et, daha istiyorum, sakın durma, devam, devam, devam”

Harun ceren’in tepkileri ile uyumlu gidiş gelişlerini yavaşlatıp bunlara kalçalarından çok belli olan dairesel hareketler de ekliyordu, işte o zaman ceren iyice çileden çıkıp ağza alınmadık küfürler ediyordu.

Bir yerden sonra iki aşık tamamen birbirlerinin gözlerine konsantre oldular, vücutları kasılmalarla hareketli iken gözleri sabit birbirlerini bakıyor, cerenin görebildiğim kadaryla suratı giderek kızarıyordu. Konuşmalar küfürler kesilmiş, iki beden tamamen birbirlerine odaklanmış, iki insan ama tek vücut olmuşlardı, artık ikisinin vücudunu birbirinden ayırmak olanaksızdı, nefes alışverişleri, herhangi bir kas kütlesinin kasılması, gerilmesi, kalkan bir eli diğerinin bulması, her şey ama her şey büyük bir uyum içinde gerçekleşmeye başlamıştı. hem sevişiyorlar hem de evet dans ediyorlar bile denebilrdi.

ve her ikisi birden aynı anda çığlık ata ata, hırıltılar ve bağırışlarla boşaldılar, ceren kahkaka atar gibi katılmıştı, bir iki dakika boyunca kasılmaları devam etti.

Ben ekran başında karımın bugüne kadar gördüğüm en ateşli orgazmına şahit olmanın şaşkınlığı ve heyecanı ile kendimi okşuyordum.

Sırasıyla banyoya koşan temizlenip kendini kocaman yatağa atmıştı. Şimdi üç silahşörler, ceren ortada, harun ve burak birer yanında çırılçıplak yorganı bellerine kadar çekmişler, televizyona bakıyorlardı.

“haruncum sigaramı uzatır mısın ordan” üçü de birer sigara yaktı.

“ay çocuklar ne güzel oldu böyle di mi”? dedi ceren gülerek ve yorgun, sakinleşmiş bir sesle

“evet” dedi ikisi de aynı anda

“bana bakın, ağzınızı sıkı tutun ha. Bu bizim aramızda” dedi ceren.

“valla herkesin kaybedecek şeyi var, sonuçta evli barklı insanlarız” diye ekledi.

“elbette” dedi burak. “di mi ortak”

“bize güvenebilirsin” harun kendinden emindi

“yaa güvendim bak siktiniz beni” dedi ceren gülerek.

“nası siktik peki?” dedi harun çapkınca göz kırparak

“çok heyecanlıydı, çok keyifliydi, iyi ki siktiniz”

“kocan sikebiliyor mu böyle”

Ceren kameraya bakarak “hayatım” dedi “karşılaştırma yok burda, kocamla da zevk alıyorum ama insan hem değişiklik istiyor hem de sizinkiler kutu kola gibi maşallah” eli ile yorganın üstünden iki adamın önlerine pat pat dokunurken gülüştüler

“doyamadın yani”

“doyamadım kocacım”

“bi daha sikeriz sen yeter ki iste” dedi burak. Yorganın altından hafif önü kabardığı belli oluyordu.

“ay lütfen sikin” tam bir orospu bu kadın

“itiraf etmek gerekirse, istediğini açık açık söyleyen kadın görünce şaşırıyorum” burak samimiydi

“ben çekinmem” dedi, ceren. Gülerek “ay çocuklar bi şi de itiraf edicem. O gün sizi yakaladığımdan beri koca yaraklarınız aklımda ama başka bi şey daha var”

“nedir” harun şüphelenmişti

“ben o gün baya seyretmiştim sizi” güldü

“yani geçmiş gitmiş zaman ama birbirinize dayadığınızı, birbirinizi emdiğinizi hep gördüm. Ama korkmayın kimseye anlatmadım”

“naapalım” dedi burak abazanlık işte

“okulun en popüler oğlanı burak abazandı kim inanır buna”

“Sen çok konuşmaya başladın ağzın boş durmasın bakalım” dedi burak ve yorganı açıp cerenin kafasını yarı kalkmış erkekliğine eğdi. Ceren büyük bir iştahla sikin zerine eğildi

“ay işte bu en çok merak ettiğim şeydi bunu ağzıma almakkk” diye kikirdedi, yarı kalkık siki dudaklarında gezdiriyordu hayranlıkla.

Bu sırada harun cerenin yatağın süstünde kendisine sırtını dönerek eğilmesinden fırsat eliyle arkadan cerenin amcığı ile oynamaya, sonra da kafasını ceren’in bacaklarının arasında sokacak şekilde yatarak cereni yalamaya başladı. Ceren burağı emerken harun da cereni yalıyor ve bir yandan da kalkmış sikini okşuyordu.

bu üç aşık birbirlerini bedenlerinin bir sonraki birleşmesine hazırlıyorlardı.

Tam o sırada görüntü gitti.

“Kahretsin” dedim içimden, “şarj bitti herhalde”.

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

LİSE NİYETİNE

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

LİSE NİYETİNE

merhaba ara ara hikaye yazmaya calısıyorum işten güçten zaman bulabildikçe 🙂
hiç uzatmaya gerek yok:) lise yıllarında sınıfımızda iki tane hatun var ama cok sexy geliyorlardı bizlere ve butun sınıf heralde kesinlikle niyetlerine 31 çekmiştir:)
lise bittikten sonra üniversiteye gittim ve uzun yıllarda tekrardan kendi şehrime dönmedim. döndükten sonra o iki kızdan birisiyle bir şekilde güzel bir sex yaşadım ama asıl anlatacağım diğer sarışın olan kız hakkında bu hıkaye …
sarışınlar benı çok çekmez ama sırf lise yıllarında niyetlendiğim birisi oldugundan dolayı bu kızla facebookta karsılastık.. evlenmiş çocuk sahibi olmuş ve ayrılmış eşinden… belki bır yıl boyunca sanki avını bekleyen aslan gibi hiç asılmadım en uygun zamanı bekledim.. bir gün çalıştıgım yerde denk geldi bana naber nasılsın vs den sonra hadi bi yerlere gidip oturalım dedım. oturduk muhabbet muhabbet derken ayrılmasını felan anlattı. ben hala atlamıyorum onun bana yaklasmasını saglamaya calısıyordum… aradan bi kaç ay daha geçtikten sonra yine hadi dışarı cıkalım muhabbetı geldi ve ben artık yıllar sonra bir seyler olacagını dusunerek gun bugundur dedım. arkadaşltan evin anahtarını aldım ve hatunla da bulusup bi yerlere gidip oturduk…

bi kahve çay faslından sonra seni kaçırmama ne dersın dedım ? durdu düşündü sadece hadı tamam peki dedi…

arabaya bındık ve nereye kacırmamı ıstersın kilit sorusundan sonra cevap işte karsımdaydı – senın kabılıyetıne kalmış.. bakalım nereye kacırabılırsın… hemen eve dogru yöneldim..zaten cevaplar ardı ardına gelıodu…

eve gırdık telefonu caldı konusurken hemen sarıldım ve konustugu anda yavasca benımle opusmeye basladı..

hatun gerçekten de gögüsleri iri kalçaları da cocuklardan sonra biraz daha genişlemiş ama tam kıvamında.. ellerimle yoklamaya basladıkca yumusacık vucudunu hıssetmeye basladım…

öpüşüyoruz ama delice ısırırcasına dudaklar birbirlerini yiyip bitiriyordu… yavas yavas soyunmaya basladık …
o cıtcıtlı body ı icat edenin zaten … neyse… en sonunda o cıtcıtlı body de cıktıgında yumusacık tenıne saldırmamak ıcın kendımı zor tutuyordum…

hemen yataga dogru uzandım ve bırazcık opustukten sonra benımkını elıne alarak bu kocamanmıs dedı… sonra asagılara dogru ındı ve agzına almaya basladı… sen bunu nerde buyuttun neredeydın yıllarca dıyerekten bana fena bır sekılde saxo cekıyordu…

sonra bende onun bacaklarının arasına dogru kayaraktan dılımle deli etmeye basladım… hadı diyerekten ınlıyordu ıcıme gır artık dıye dıye… ama hersey yavasca deli ederekten kendımı tutuyordum…

tam dayadım bacaklarının arasına ve sertmı gıreyım yavascamı dedım? tabı kı yavas dedı once…

ıcıne gırerken yavasca hatun wuwwwww dıyerekten ınlıyordu..

asıl daha gormedıgı bılmedıgı bı sey vardı .. ben geç boşalırım hersey bende bıter ben ne zaman ıstersem boşalırım ve hatunu 1. defa boşalttım ama ben hala uzerınde gidip geliyorum…

ters çevirdim yere yuzukoyun sekılde hatunu ıkıncı defa boşalttıgımı parmaklarıyla 2 ısaretı yaptıgında anladım… resmen ona calısıyordum…

ıster ınanın ıster ınanmayın ama hatun tam 5 defa boşaldı ve ben hala dımdık beklıyordum…

anal teklıfımı ıse hayır bundan cok daha kucugunu ıcıme zor almıştım daha once senınkını alamam dıyerekten reddettı.. zorlamadım bende…

yeter artık bana dedı cok yoruldum dedı ve agzına aldı senı de boşaltayım dıye… bi heralde on dk kadar boşaltmaya calıstı ama dediği tek söz bir erkegı boşaltmak ıcın bu kadar ugrasacagımı tahmın bıle edemezdım dedı… devamlı bana sen neredeydın yıllardır nerede buyuttun bunu dıyerek agzına almaya devam edıodu…benden daha once deneyımlerını de anlattı bana sevısırken ama hep uc bes dk da boşaldıklarından ve kucuk penıslerınden bahsettı senin gibisini hiç tanımadım diyerekten bır saatı askın sureden sonra bende boşaldım ve boşaldıktan sonra devam edelım mı dıyen bır erkek vardı karsısında 🙂 yeter ya dedı gec kalıyorum cıkmamız gerek bu ne hala dımdık dıye soylenıyordu 🙂

arada bır yıne sevısıyoruz cok azdıkca ve bıraz daha zaman gecsın onunla grup yapmak istiyorum… tabı kı çiftlerle veya bı kızla… bakalım ıkna olurmu dersınız ? 🙂

lise yılları bititkten sonra 15 yıl bekledım resmen 🙂

şimdilik daha grup yapamadım kimseyle sadece bırebır kızlarla ıdare edıyorum:):)

en az bir saat deli olmak isteyen varmı ? ne dersınız ???? :):):)

bol sexli gunler dileklerimle…

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Yasemin

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Yasemin
Üniversiteyi kazanıpta İstanbul’a geldikten sonra yapılacak ilk iş kalma işi idi. Babamla yaptığımız görüş alışverişinin ardından devlet yurdunda bir müddet kaldıktan sonra bir kaç kafa dengi bulduktan sonra bir eve geçme fikri bize oldukça mantıklı gelmişti. Nihayetinde bir kaç ay içinde oldukça sağlam diyebileceğim Cem ve Ertan’la bir eve çıkmaya karar vermiştik. Bu kararın ardından da babam İstanbul’a kadar gelerek ev arama ve içini doldurma işlerini sağlamak için gelmişti. Uzun uğraşların ardından sessiz sayılabilecek bir sokakta şimdilik kaydıyla bir ev bulmuştuk. Kısa süre içinde evi dayayıp döşeyerek yaşamaya başlamıştık.

Cem benimle aynı sınıftaydı, Ertan ise aynı bölümden başka bir fakültede öğrenim görüyordu. İlk zamanlar aşıldıktan sonra onlara olan güvenim daha da artmaya başlamıştı. Bu biraz da öyle olmak mecburiyetindeydi çünkü üçümüz de en yalın halimizle oradaydık, gurbetteydik.

Cem Ankaralı idi. Orta boylu, hafif göbekli, az esmer yakışıklı bir çocuktu. Bir çok kız etrafında dolanmakta ama bu teklifleri ağırdan alarak değerlendiriyordu. Bu kadar şeytan tüylü olmasında biraz bu ağırdan alma hali, biraz gizemli hareket etme ama en çok ta sempatik ve maharetli bir çeneye sahip olmasından kaynaklanıyordu. Zamanında bir kaç kadınla birlikte olduğunu ifade ediyor bunların arasında bir evli kadın olduğundan da bahsediyordu. Ben ilk zamanlar bunun bir atmasyon olduğunu düşünüyordum. Hayatında hiç seks yaşamamış birinin bu iddiaları da ciddiye alması pek beklenemezdi doğrusu.

Ertan benimle aynı şehirdendi, Kırşehir’den. O aramızdaki en sessiz adamdı. Uzun boylu, iri yarı bir cocuktu. Hani derler ya bunca deliye bir uslu , işte Ertan o türdendi. Eli ayağı düzgündü, ama karı kız işleri onu o kadar da ilgilendirmiyordu. “İstanbul beni elbet değiştirecek, o zamana kadar çalışmalıyım” diyen bir tipti. Cem bu yüzden Ertan’a arasıra takılır “Ulan seni ancak bir karı değiştirir” diyordu. Ertan arada da olsa yaptığı sağlam esprilerle bizleri kahkahaya boğuyordu. işte o anlarda bu çocuğun bizimle aynı evi paylaşmasının sebebini daha iyi kavrayabiliyordum.

Hayat böyle böyle devam ediyordu. Bahar aylarının başlangıcında bir akşamüstü eve gelirken bir şeyler almak için mahalle bakkalına uğradım. Daha sokak başında adeta başımı döndürecek bir olayla karşılaştım. Bakkalın kapısında kıvırcık kumral saçları hafif meltemde dalgalanan bir afetti bu gördüğüm. Üstünde lise üniforması olan bu kızın boyutlarından gerçekte onun lise öğrencisi olabileceğine hiç inanmamıştım. Ben yaklaşınca bu afet-i devran “hadi iyi akşamlar babacığım akşama görüşürüz” diye seslendi bakkala doğru. Dükkana girdiğimde kızın babasının bizim bakkalımız Recep abi olduğunu anlamıştım. Recep abi sağolsun evi tutma ve içini donatma aşamalarında çok yardımı dokunmuştu. Dükkanı hemen evinin olduğu apartmanın altındaydı. Aslen Denizlili olan Recep abiyle şöyle böyle çok iyi bir muhabbetimiz vardı ama böylesi bir kızının olduğunu dahası ailesinin kimler olduğunu dahi bilmiyordum.

“Hayrolsun Recep abi, o kızın mıydı?” diye sorunca Recep abi de parlayan gözlerle “evet, o gördüğün kızımdı” dedi. Adının Gamze olduğunu öğrendiğim bu kızın daha 16 yaşına yeni bastığını öğrendiğimde ise bayağı bir şok geçirmiştim.

Eve geldiğimde bütün gün Gamze’yi düşünerek geçirdim. Hatta bütün hafta sürdü bu düşünmeler. Kızı böyleyse anası bile nasıldır diye geçirdim içimden. Kendi kendime “Ulan bu bizim Recep abi amma hatun tavlamış yahu” deyiverdim.

O akşam konuyu bizim çocuklara açtım. “Görmeliydiniz ne hatun” dedim.

Cem: Belli belli rüzgarı seni devirmeye yetmiş. Bir de altına alsan kim bilir neler olurmuş sana?

Ertan: Olacağı belli, kalpten küüütt…

Herkes gülmeye başlamıştı.

Zaman ilerledikçe kafamı kurcalayan tek şeyin Gamze’nin beni unufak eden güzelliği ve seksapayeliği olmadığını fark ettim. Bu kız neticede daha ufacık bir kızdı ama ya annesi, o nasıl bir kadındı. Güzel miydi, çirkin miydi, kızı kadar seksi miydi? Kocasının altına doyuma ulaşabiliyor muydu? Kimdi bu kadın, kafam allak bullak olmuştu. Bazen bu fikirlerin saçma olduğunu düşünüyor kendimi yaşlı bir kadına, üstelik tanımadığım belki de iffetli bir kadına iftira etmiş gibi hissediyordum.

Çok geçmedi bu fikirleri içimde saklayamaz oldum. suçluluk duygusu içimi bir fare gibi kemiriyordu. Bunu en yakın bildiğim, bana cevap verebileceğine inandığım tek insana Cem’e açmaya karar verdim. Ertan olmadığı bir akşam üstü elinden tuttum “oğlum gel sana danışacağım bir şey var” dedim.

– Ne oluyor lan Mehmet? Hasta mısın?

– Yok be oğlum da kafamı bazı meseleler kurcalıyor.

– Ne oldu ki hayrolsun?

– Ya bu Recep abinin karısı…

– Eeee?.

-Ben bu kadını görmedim, nasıl biri olduğunu bile bilmiyorum ama kızını gördükten sonra..

-Arzulamaya başladım sanki!

İşte burada Cem gülmeye başladı.

-Oğlum suçluluk duyma, bir kadın arzulamanda bir gariplik yok. Gariplik daha hatunu bile görmemiş olmanda.

-İyi de Cem kadın ya yollu değilse

-Belki öyledir ama karıyı mı düzdün?

-Hayır!

-O zaman bekleyelim görelim bakarsın neler neler olur …

-Nasıl yani?

-Belki de hatun senin beklediğinden daha acayip bir şey çıkar.

Günler böyle böyle geçiyordu. Bir akşam evde çay içelim dedik. Cem’le ben beraberce karşımızdaki Recep abinin bakkalına gidelim dedik. Ancak vakit geç olduğundan dolayı Recep abi dükkanı kapatmıştı. Tam ne yapacağımızı düşünürken Cem ;

-Hadi Recep abilere gidelim onlardan şeker isteyelim, dedi.

-Oğlum boşver buluruz deyince, Cem;

-Ya tanıdığımız tek kişi Recep abi, hemen de şuracıkta. Gel o bize biraz şeker verir dedi.

Ben “geç oldu, rahatsız etmesek” desem de Cem kolumdan çekerek apartmana soktu beni. Recep abinin kapısını çaldığımızda ne yalan ben biraz heyecanlanmıştım. Biz kapıyı Recep abinin açmasını beklerken kapıyı o hayal ettiğim kadın açtı. Ben;

-Şey biz karşı apartmanda oturan öğrencileriz Recep abi yok muydu? Eflatun başörtüsünün içinde bir güneş gibi parlayan bu harika yüzlü, yeşil gözlü kadın;

-Yok kahveye gitti. Ne istiyordunuz? dedi.

-Cem ya bizim şekerimiz bitmiş çay için bir kase şeker rica edecektik. Paramız kalmamış, Recep abiden başka tanıdığımız kimse de yok… deyiverdi.

Kadın gülümseyerek;

-Önemli değil canım, lafı mı olur ben size getireyim siz burada bekleyin dedi.

O anda kızından daha dolgun, tam bir Afrodit heykeli misali bir vücuda sahip olduğunu anlamıştım bu hatunun. Boşuna değilmiş onu merak etmem, bu kadın kızından bile daha güzeldi. Bir kasenin içinde toz şeker ile alüminyum folyoya sarılı bir ufak pakette getirdi kadın.

-Börek yapmıştım bunu da alın lütfen. Kabı da istediğiniz zaman getirirsiniz demişti.

Biz teşekkür ederek oradan ayrılırken ben bir tuhaf olmuştum. Bu kadının sesi bile o kadar buğulu ve tatlı idi ki kendimi cennette sanmıştım bir anda. Cem bana dönerek;

-Oğlum var ya bu hatun düşündüğünden de deli bir şeymiş. O ne seksilikti öyle deyiverdi. Sonra devam ederek;

-Haklıymışsın be Mehmet! Bu kadın belki kapalı ama hayatımda hiç bir kadının beni böylesine etkilediğini bilmiyorum dedi.

Ertesi gün kabı vermek için Recep abiye gittim. Recep abi ;

-Mehmet gel. Akşam gelmişsiniz Yasemin ablan söyledi dedi.

Demek o harikulade kadının adı Yasemin’di. Adı da çok yakışmıştı bu kadına. Şıktı, güzeldi ve ne yalan söyleyeyim çok seksiydi.

-Recep abi sen yoktun sağolsun teyze de bize şeker verdi bu da kabı deyince, Recep abi gülerek;

-Teyze değil oğlum 37 yaşında daha. Sen belki benim yaşıma bakarak diyorsun da ben 55 yaşındayım dedi. Abla dersen Yasemin’e daha doğru olur bence dedi.

-E geç mi evlendiniz? deyince

-Ya benim başımdan daha önce başka bir evlilik geçmişti olmadı ayrıldık, sonra en küçük kız kardeşimin yakın arkadaşı olan bu hatun çıktı karşıma evlendik. deyiverdi. Şaşırmıştım, bu dünyalar güzeli kadın nasıl olmuştu da kendisinden neredeyse 20 yaş büyük bu adamla evlenmişti.

-Kızkardeşim liseye giderken tanıdım onu. Sonra bir kaç yıl içinde de evlenme teklifimi kabul etti dedi. Ben sırıtarak;

-Sen de az değilmişsin be Recep abi deyince o da

-E ben çok mu çirkinim? Hem o da bana biraz mecburdu dedi.

Ben bu son lafına biraz takıldıysam da pek önemsemedim oradan çıktım. Bu Yasemin hanım muhabbetinden ben de Cem de çok etkilenmiştik. Ertan ise bizimle dalga geçiyordu.

Bir hafta sonu akşamı hep beraber porno izleyelim dedik. Filmde porno yıldızı Hannah Hilton isimli sarışın iki tane izbandut gibi herifin arasında inleyerek sikiliyordu. Bizim suskun dediğimiz Ertan

-ulan şu karının ağzı boş kaldı ona da ben soksam deyiverdi. Cem;

-Senin ki bu dayıların yanında sinek yarağı kadar kalır deyince Ertan;

-Tamam be, açalım yaraklarımızı görelim. Birbirimizden gizlimiz mi var sanki? dedi.

Herkes çıkarmıştı siklerini. Hakikaten Ertan’ın yarağı filmdeki adamlarınkinden aşağı kalır değildi. Kafası mosmor kalınlığı da kalın bir havucun kalınlığı kadar vardı. Cem’in ki ondan ince ama bir kaç santim daha uzundu. Benimki ise normal boyutlardaydı. Ama hafif eğri sikimin kafası da onlardan aşağı kalır değildi. Herkes yan gözle birbirini siklerini inceliyordu. Yine Ertan;

-Ya hepimizin ki iyiymiş. Bu karı gibi bir karı olsun üçümüz de grup yapar, amını, götünü ve ağzını doldururmuşuz dedi. Hepimiz gülüştük. Cem Ertan’a dönerek;

-O yarağın üstünde şimdi kimin olmasını isterdin? diye sordu.

-Sınıfta Elmas diye bir hatun var ya onu. O orospu var ya o koca poposunu sallayarak, göğüs dekoltesi vererek ve şuh kahkahalar atarak beni de tahrik ediyor ama onun bütün cakasını alırdım burada dedi.

Cem daha sonra bana dönerek

-Ya sen? dedi.

-Biliyorsun işte, Yasemin hanım. Altıma alıp ikimiz de bitip tükeninceye kadar sikerdim onu. Daha sonra ben Cem’e dönerek

-Ya sen kimi isterdin dediğim de karıyı yalnız sen mi kullanacaksın. Yasemin’in muhtemelen göt deliğinin kızlığını almamışlardır onunda mührünü ben kırmak isterdim dedi.

Biz Ertan’la ikimiz

-Vay götçü vay dedik. Gülüşüyor eğleniyorduk. Ertan bu arada lafa girerek;

-Oğlum ikiniz de manyaksınız. Ne var bu yaşlı karıda dedi. Cem;

-Valla karı su gibi bir şey, görsen tokmağını her yerine sokmak istersin dedi. Ben;

-Recep abiyle konuştum oğlum, hatun yaşlı falan değil, 37 yaşında, taze daha. Ertan;

-İyi de bu kadın kapalı değil mi? Sanki size göt-bacak gösterdi de siz de hayaller kuruyorsunuz. dedi. Cem;

-Oğlum belli olmaz hayal mi gerçek mi? Ama o kadın da bambaşka bir seksilik var. Ben anlarım bu karı isterik de göreceksiniz. Bence bu evin seks kölesi olabilir dedi.

Ben biraz afallamıştım bu sözlerden sonra. Cem onunla alakalı hayallerini birbiri ardınca sıralıyordu. Yok alta yatacağını yarağını amında sürterek onu zevke getirdikten sonra bir anda kökleyeceğini bu sırada götüne benim yarağımın gireceğini o böyle inim inim evi inletirken Ertan’ın yarağını hazırlaması için ağzına vereceğini ve sesini keseceğini falan filan bahsediyordu…

Artık her porno muhabbetimizde ya da karı kız meselesinde laf bir şekilde dönüp Yasemin’e geliyordu. Ama o kadar. Zaman zaman yolda karşılaşıyor, selamlaşıyor, hal hatır soruyorduk ama o kadar işte. Ne bizde herhangi bir faaliyet vardı ne de ondan öyle bir işaret alıyorduk. Ama onun üzerine kurduğumuz fantezimiz gün geçtikçe artıyor, deniz suyu yutmuş gibi içimizi yakıyor ve onu hep görmek istiyorduk. Artık kızını da unutmuştum. Varsa yoksa Yasemin lafı dolaşıyordu bizim için. Ertan da Yasemin’i gördükten sonra bize hak vermiş o da Cem’le ikimize katılmıştı. Ama tüm bunları asla bir başkasının yanında ima ile dahi olsa açmıyorduk. Ne bir arkadaşa ne de başka birine. yanımızda arkadaşlarımız olduğunda bile bu mevzunun ucundan bile bahsetmiyorduk. Zira bu bizim ortak fantezimizdi ama çok tehlikeli bir fantezi.

Yaz başına doğru ev sahibi evi sattığını ve yeni bir ev bulmamız gerektiğini söyledi. Bu bizi bir hayli sıkıntıya sokmuştu, bu evi seviyorduk, bu sokağı da. Buradan ayrılmayı hiç istemiyorduk üstelik Yasemin’i artık görememe ve biricik aşkımızı kaybetme ihtimaliyle karşı karşıyaydık. Canımız çok sıkılmıştı. Ev sahibi bize çıkmak için 1 ay kadar mühlet vermişti. Bir akşam üstü Recep abi sıkıntılı olduğumu anlayarak yanına çağırdı.

-Hayrolsun oğlum Mehmet, sıkıntın nedir?

-Ya Recep abi ev sahibi evden çıkmamızı istiyor. Biz de burayı çok sevdik. Seni çok sevdik. Buradan ayrılmak istemiyoruz ama…

-Yapma ya. Dur bakalım ben sizin bu evi bulmanıza yardımcı olmuştum bakarsın buralarda başka bir ev daha bulurum dedi.

Biz de sağ da solda evler buluyorduk ama oralara yakın bir yer bulmak için uğraşıyorduk. Neticede bir kaç arka sokakta bir ev bulduk. Bu ev ötekine göre daha ufak ve biraz daha bakımsızdı ama olsundu. Fiyat konusunda da Recep abi bize yardımcı olmuştu. Artık evden çıkma ve taşınmanın zamanı gelmişti. Üzülmüyor değildik ama hiç olmazsa gene yakınlarda oturacaktık. Bir akşamüstü biz evi toparlarken kapı çaldı. Gelen Recep abi ve Yasemindi. Şaşırmıştık. Hemen içeri aldık. Sevincimizi görmeniz gerekirdi. Hepimiz yan gözlerle Yasemin buğu buğu o seksi yeşil gözlerine bakıyor, hafif dolgun dudaklarındaki gülümsemeyi yakalamaya çalışıyorduk.Recep abi;

-Çocuklar yeni tuttuğunuz evi temizlediniz mi? diye sordu. Temizlemediğimizi öğrenince ;

-Yasemin ablanız da ben de size yardım etmek istiyoruz. Yasemin sizi çok sevmiş ne dersiniz deyince özellikle ben havalara uçmamak için kendimi zor tutuyordum. Biraz ağırdan alarak;

-Zahmet olmasın? deyince Yasemin’de Recep te ;

-Aa ne zahmeti, olur mu? dediler. Cumartesi sabahına sözleştik. Havalarda uçuyorduk, zira Yasemin yakınımızda olacaktı, hem de aynı evde… Nasıl sevinmeyelim. Cem;

-Arkadaşlar bu harika bir şey ancak sakın aşırılık yapmayın. Yasemin’i de tanımış olacağız bu vesileyle. Sakın hiç bir şey çaktırmayın tamam mı dedi. Hepimiz onayladık. Burada amacımız sadece Yasemin’i biraz daha tanımak ve onunla yakınlaşma imkanı bulmaya çalışmak olacaktı. Muhabbeti arttırarak daha sonraları da bize gelmesini temin etmeye çalışacaktık. Bu konuda deneyimli olarak Cem’e uyacaktık. Artık heyecanla Cumartesi sabahını beklemeye başlamıştık.

Nihayet cumartesi sabahı yeni evimize gitmiştik. Malzemeleri poşetlerden çıkartmadan yeni aldığımız börekleri yiyerek kahvaltımızı yaptıktan sonra tam çalışmaya başlayacakken kapı çaldı. Gelen Recep abiyle Yasemin ablaydı. Yasemin abla üzerine uzun kollu bir sweat giymiş altına da gri bir eşofman geçirmişti. Hava o sabah kapalıydı. Cem yine de herşeye rağmen kısa kollu bir tişört ve dar bir eşofman getirmişti. Ama havanın hafifte olsa serin olması yüzünden biz Yasemin’i ancak bu kadar görebilecektik. Ama olsundu, bu da bize yeterdi. Bu zamana kadar tam olarak vücudunun nasıl bir şey olduğunu bilmiyorduk, şimdi hiç olmazsa tahmin yürütecek kadar bir fikrimiz olacaktı. Çalışmaya başlamıştık. Recep abide bize bir müddet yardım ettikten sonra

-Ya size kolay gelsin, ben dükkana geçeyim. Öğlen arası gelirim yine. Bir şeye ihtiyacınız olursa haber vermeyi unutmayın sakın demişti.

Biz çalışıyor, yerleri süpürüyor siliyorduk. Aslında Yasemin ne yapmamızı isterse onu yapıyorduk. Bir ara;

-Ya çocuklar, erkekler pasaklı olur derler ama vallahi size hayran kaldım çok güzel temizlik yapıyorsunuz. Sizi alan kadınlar yaşattı valla yaşadı… deyiverdi. Bunun üzerine Cem;

-Yasemin abla bizde daha neler var bir bilsen deyiverdi. Herkes gülmeye başlamıştı. Artık Yasemin’le konuşabiliyorduk. O da ara ara “yahu siz amma muhabbetçiymişsiniz de bizim haberimiz yokmuş” falan diyordu.

Öğle olupta Recep abi bizlere yiyecek bir şeyler getirdiğinde evin ayrısının temizliğini bitirmiştik. Hava da ısınmış, kara bulutlar kaybolarak güneş yüzünü göstermişti. Recep abi gittikten bir süre sonra Cem Yasemin’in yanına giderek;

-Yasemin abla, sen çok terlemişsin dedi

-Ya sabah soğuktu ya ben de üstüme kalın şeyler aldım ama olsun zararı yok idare ederiz falan dedi.

-Yasemin abla istersen kısa kollu ince birşeyler var deyince

-Yok şimdilik böyle iyi lazım olursa haber veririm dedi.

Bir müddet sonra Yasemin ablanın sesini duyduk. Su kovasını banyoda doldururken üstüne dökmüştü. Ben seslendim;

-Yasemin abla ne oldu?

-Bir şey yok Mehmet ablacığım, kova üstüme döküldü.

-Ee ne yapacaksın?

-Ya bilmiyorum ki… Tüh keşke yanıma bir şeyler alsaydım yedek.

-Yasemin abla zararı yok istersen, biz her ihtimale karşı bir şeyler getirmiştik getireyim mi?

-Ya yok gerek yok.

-Ama böyle hasta olursun, ben getireyim uymazsa başka bir çare düşünürüz dedim.

-Ya gerek yoktu derken ben poşeti banyo kapısının önüne bıraktım. Sonra da;

-Yasemin abla banyo kapısına bıraktım ben içeri gidiyorum sen dene olmazsa seslenirsin dedim.

Hepimiz ne yapacağını merakla bekliyorduk. Verdiğimiz şeyler bizim giydiğimiz eskilerdi. Benim vücuduma yakın bir vücudu olduğunu düşündüğümüz için benim dar ve ince v yaka bir tişörtümü koymuştuk. Altlık olarak ta parlak eşofmanlardan Ertan’a dar gelen bir şey koymuştuk. Birazdan başında lacivert eşarbı ile bunları giyerek gelmişti. Gerçekten vücudu bir kız kadar biçimli idi. Verdiğimiz elbiseler ona dar gelmişti. Tişörtten iri göğüsleri fırlayacakmış gibi duruyordu tabi altında sutyen olmasa. V yakadan göğüslerinin arası gözüküyordu. Altında da orta büyüklükteki kalçaları zor sığmıştı. Tekrardan çalışmaya başladık. Cem;

-İyi olmuş Yasemin abla;

-Ya siz olmasanız giymezdim

-Neden?

-Bunlar açık şeyler.

-Sen hep kapalı mıydın?

-Yok değildim esk**en, ama evlendikten hemen sonra kapandım. Neyse bir ara anlatırım. Siz bunları giydiğimi Recep’e söylemeyin tamam mı? dedi.

-Kızar mı?

-Yoo kızmaz da, olsun kocamdır kıskanır dedi. Ertan’da;

-Valla Yasemin abla benim de senin gibi güzel bir karım olsa ben de kıskanırdım deyince hepimiz gülmeye başladık. Yasemin;

-Olur inşallah bir gün deyip işimize devam ettik. Gecenin geç saatlerine kadar kahkahalar eşliğinde temizlik yaptık. İşimiz bittiğinde çok yorulmuştuk ama çok memnunduk. Zira hem Yasemin’in vücudunun tahmin ettiğimizden de iyi olduğunu anlamış ve göz banyosu yapmıştık, hem de yakınlık kurmayı başarmıştık. Recep abi onu almaya geldiğinde biz de onlarla beraberce eve gitmiştik. Yolda hep bizi anlatmıştı. Recep abi de;

-Eh artık sen de çocukların ihtiyaçlarında yardımcı olursun. Hem onlarda artık sana sen de onlara teklif gider gelirsiniz demişti.

Evimiz taşımıştık, kısa süre sonra da herkes tatil için memleketine gitmişti. Gitmeden bir anahtar fazladan yaptırıp Yasemin ablaya bırakmıştık. Eve göz kulak olacaktı. Giderken Cem’e sizi çok özleyeceğim çabuk gelin demiş.

Bir buçuk aylık yaz tatilinden döndükten sonra yine Yasemin ablaya uğramıştık. Ona ailelerimizden getirdiğimiz bazı hediyeleri verecektik. Evde ufak çocuğu Murat’la birlikteydi. Hepimizle öpüştü. Ama yanıyordu besbelliydi. Bu gözlerimizin parlamasına sebep olmuştu. Murat’ta 3. sınıfa geçmişti. Yasemin abla biz bu yıl internette aldık. Bilgisayar da var zaten Murat’ın bir şeye ihtiyacı olursa getirirsin dedik. O da;

-Muhakkak getiririm dedi. Ben;

-Sadece onun için gelme arada bize bazı işleri de öğretmeye gel dedik

-Tamam dedi.

Bu arada Recep abinin başka bir semtte orta halli bir market devraldığını, bundan sonra onun orada olacağını, diğer dükkana da başka bir çocuğun bakacağını söyledi.

-Artık Recep gece 12’lere kadar çalışacak. Ee borcu kapatacak ne yapsın dedi.

Recep abiyi daha az görüyorduk Yasemin ise artık bize daha rahat geliyordu. Arada temizlik bahanesiyle ama daha çok ta Murat için. Cem bu kadını konuşturmamız lazım bizi bekliyor deyince ne yapmamız konusunda kafa yormaya başladık. Ertan “ben bir çözüm buldum” deyip mutfağa geçti. İrmik helvası yapacaktık daha doğrusu çokta beceremediğimiz için yapamayacaktık. Ortaya çok ta fena olmayan bir şey çıkmıştı. Bunu Ertan Yasemin’e götürdü. Bir kaç gün sonra Yasemin elde tabak içinde kendi yaptığı helvayla geldi.

-Abla hayrolsun dediğimde

-Beceriksizler, tamam nasıl yapılır göstereyim bari deyip gülerek içeri girdi. yalnız gelmişti. Murat’ı sorduğumuzda evde ablasıyla beraber bıraktığını söyledi. Biz ara ara ona yardımcı oluyor bahanesiyle sürtünerek geçiyorduk. Çok fark ettirmiyorduk ama o da salak değildi elbet anlıyor ama sesini çıkaramıyordu.

Helvayı yiyip muhabbete başladık. Artık daha sık ve yalnız gelmeye başlıyordu. Çocuklar muhabbet etmeye geldim diyor içeri giriyordu. Gırgır şamata boyuna giriyor minik hanım kafese doğru ilerliyordu.

Yine böyle bir akşam laf döndü dolaştı kızlara geldi. Cem;

-Valla ben çok kız tanıdım ama eğer evlenirsem örneğim belli dedi. Biz hep bir ağızdan kim? deyince Yasemin’e doğru bakarak;

-Yasemin abla tabi ki dedi. Tabi biz hemen olmaz biz de Yasemin abla gibi olsun falan demeye başladık. Yasemin

-Aman canım ben de ne var da paylaşamıyorsunuz? deyince Ertan;

-Abla sen akıllısın,çok iyi bir insansın ve de çok güzelsin. Senin gibi güzel kadın var mı bu yaşta olupta. 25’lik kız gibi gösteriyorsun. Ben Recep abinin yerinde olsam ama yaşımda bu yaş olsa evden hiç çıkmam ki dedi. Yüzü kızaran Yasemin

-Ne yaparsın ya?

-Ne mi yaparım, anla işte dedi.

-E tabi Recep abiniz biraz yaşlandı

-Sen de ki bu güzellik ölüyü diriltir Yasemin abla deyince

-Aman çocuklar ahım gitmiş vahım kalmış yapmayın Allah aşkına dedi. Cem de

-Sen kendine biraz daha bak erkekler peşini bırakır mı gör o zaman? dedi. Yasemin;

-Olsa olsa abazan dedeler bakar dedi. Cem de;

-valla ben kesin bakarım dedeleri bilmem

-Ya yapmayın çocuklar etrafınız bir sürü çıtır kaynıyor, kafa bulacak kimse kalmadı mı? dedi. ben hemen

-Valla Yasemin abla, yalanımız yok. 25’in de gösteriyorsun dedim.

-E böyle mi deyip kendini gösterdi. Ertan hemen atılıp;

-Biraz makyaj, biraz daha şık giyim kendine bak , o zaman bir daha et bu lafı dedi.

-Ya Recep beni kıskanır diyorum. Ertan;

-Ben hayattayken görmek isterim. Bunun üzerine Cem’de ben de “ben de görmek isterim” demeye başladık.

-Tamam size gelirken makyaj yaparım, daha doğrusu makyaj çantamla gelirim de başka olmaz. Ben;

-Ya biz sana elbise almak istiyoruz dedim.

-Çocuklar paranız zar zor yetiyordur boşverin dedi. Cem;

-Abla hepimize bu yıl iyi burslar çıktı sen onu kafana takma he de yeter dedi. Artık ısrarlarımıza dayanamayan Yasemin

-Tamam çocuklar, beni de kendinize benzeterek çılgın ve genç yapacaksınız dedi.

Bir kaç gün sonra ben ve Cem Yasemin’le Osmanbey’de buluşarak dükkanları gezmeye başladık. Bir kaç tane normal elbise aldıktan sonra bir dükkanda onu abiye almaya ikna ettik. O ik**e bir

-Ya çocuklar boşverin dese de biz ikna etmiştik.

İki tane abiye beğendik denemesini istedik. Biri beyaz eteği kısa arkadan yırtmaçlı üstten de sadece göğüslerini kapatan çok güzel bir elbiseydi. Elbise cuk oturmuştu. Diğeri ise kırmızı ipli arkası tamamen açık, tam kalça hizasında ki üçgen bölgede parlak üçgen beyaz bir parçayla kapatan, önden de sol bacağı kasığa kadar açık saten bir elbiseydi.

-Ya ben bunu nasıl giyeceğim falan filan derken onunda vücuduna tam oturduğunu gördük. Mankene yakın bir vücudu vardı, tek fark kısaydı. Eve gelirken, abiyeleri bize uzatarak;

-Ben bunları sizde denerim, bir arada ayakkabı bakarım deyip ayrıldı.

Bir kaç gün sonra Murat’la geldi ama bize iş yapacağım bahanesiyle mutfağa geçti. Ertan Murat’la ilgilenirken orada Cem’le ben bunu kafaya almaya başladık. Zaten harika olan vücuduna iltifatlar yağdırıyorduk. Mest olmuş, seksi bir hal almış bizi dinliyordu. Biraz sonra makyaj yapıp yeni aldığımız normal ama şık elbiselerinden biri üstündeyken yanımıza geldi.

-Nasıl olmuşum? diye sordu. Cem:

-Bir melek kadar güzelsin Yasemin abla dedi Ben;

-Başörtüyü çıkarsana dediğimde daha sonra abiyelerle birlikte olur dedi.

Cem ona Recep abiyle nasıl tanışıp evlendiklerini sordu. Bayağı anlattıktan sonra ben;

-Recep abi senin için biraz da mecbur kaldı demişti neden öyle dedi? diye sordum.

-Bu bir sır kimseye anlatmayacaksanız anlatırım dedi.

-Tamam dedik.

Recep abinin akrabalarından biri de kızkardeşi ve Yasemin’le aynı sınıftaymışlar. Bu çocuk Yasemin’e kafayı takmış. Hatun da çok güzel ve seksi olunca bunu bir şekilde kafalamış ve kızlığını almış. Uzun süre de sevişmişler bu elemanla. Sonra çocuk bunu terkedince Yasemin ortada kalıvermiş. Bu bunu bir müddet sakladıktan sonra Recep abinin kız kardeşine anlatmış. Yasemin’in ailesi de Karadenizli olunca işin kanla noktalanma ihtimali ortaya çıkmış. Recep abi de dul olunca hem kızı, hem akrabasının hayatını kurtarmak için -ve tabi ki Yasemin’i kaçırmamak için- onunla evlenmeyi kabul etmiş.

O gece seks mevzuda açıldı. Recep’in artık bunu doyuramadığını, zaten marketi aldığından beridir doğru dürüst yüzünü göremediğinden bahsetti. Cem de;

-Flört aramadın mı? deyince

-Yo yapmam, dayanırım dedi.

-Ama bu haksızlık senin gibi bir kadına hak değil ki dedi

-Ya belki tamam da öyle her herifin kucağına atlanılır mı? … Anlamıştık az kalmış yolumuza giriyordu.

Bir hafta kadar sonra Recep abiyi görmek için yeni markete gittim. Onu göremediğimizden özlediğimizden falan bahsediyordum. Bana işlerinin çok yoğun olduğunu ve cumartesi günü bir firmanın davetlisi olarak Antalya’ya gideceğini söyledi ve ekledi;

-Artık Yasemin ablanızı yalnız bırakmazsınız. Canı sıkılıyor biliyorum ama artık siz bana yardımcı olun dediğinde ben de

-Aa ne demek Recep abi gözün arkada kalmasın dedim.

Eve gidip Cem’e mevzuyu anlattıktan sonra Cem;

-Tamam bu iş bu hatun bu cumartesi bizim seks kölemiz olacak sabaha kadar bizim görürsünüz bak dedi.

Ertesi gün Cem Yasemin’e telefon etti.

-Yasemin abla nasılsın?

-iyiyim Cemciğim, siz nasılsınız?

-Sağol Yasemin abla, ya baksana biz hafta sonu evde bir yemek ve balo vermek istiyoruz

-E tamam yardıma mı ihtiyaç var?

-Yok be Yasemin abla balo dediysem sen ve bizim evdekiler

-E o nasıl baloymuş öyle?

-Ya işte güzel giyineceğiz balodaymışız gibi, sonra dans, muhabbet, eğlence falan…

-Ya bilmem ki Cem, hangi gün olacak bu?

-Cumartesi akşamı

-Ya aslında o gece Recep abinde evde olmayacak, çocukların durumuna göre değişir

-Gamze hafta sonları dershane için teyzesinde kalmıyor mu?

-Ya işte evet te Murat ne olacak?

-E o da gitsin o gece

-Hımm belki olabilir, telefonlaşırız gene

-Tamam ama cumaya kadar belli olursa iyi olur

-Tamam Cemciğim öpüyorum selam söyle. Yanımda duran Cem bana bakarak “selamı var” dedikten sonra şansımız fifti fifti dedi.

Cuma günü akşamüstü Yasemin arayarak cumartesi gecesi çocukların teyzelerine gideceklerini ve müsait olduğunu söyledi. Bunun üzerine Cem;

-Yasemin abla bak biz filinta gibi giyineceğiz baloya uygun olarak. Sen de özel misafirimiz olarak hazırlanmalısın

-Nasıl yani?

-E balo diyorum ne giyeceksin?

-Ha seni hınzır. Tamam da başörtüsü falan…

-E makyaj yap, saçlarını yaptır

-Yok daha neler!

-Ciddi diyorum Yasemin abla öteki türlüsü acayip kaçar

-Yarın akşam için ha?

-Evet

-Hımm, bir düşüneyim, neyse yarın akşam görüşürüz

-Kuaför konusunda ciddiyim

-Tamam bakarız bir şeyler ama söz vermiyorum deyip kapattı.

Cumartesi günü, bütün gün evde hazırlık yaptık. Evi temizledik, yemek hazırladık ve tabii ki banyo yapıp güzelce giyindik. Saat 8 gibi her şey hazır bir tek Yasemin eksikti. Heyecanlıydık ve onu bekliyorduk, onu ve bütün gece belki de bundan sonra olacakları… Hava hafif serin ve ara ara yağmur serpiştiriyordu. Biraz sonra zil çaldı. Yasemin üstünde normal kıyafetler, kafasında özensiz ve uçtan bağlanmış bir başörtüsü, bir çanta ve parfüm kokuları ile geldi.

-Bana bir oda gösterin bakalım, üstümü değiştireceğim, sonra selamlaşırız dedi.

İçeri girdi ;

-Cem, canım bana elbise getirir misin? dedi.

Cem kendi gardırobunda tuttuğu beyaz mini elbiseyi aldı ve kapıdan uzattı.

-Cem bunu mu giymemi istiyorsun?

-Bence bu

-İyi siz zevkli çocuklarsınız, zevkinize uygun hareket edeceğim dedi.

Ben Cem’e yaklaşarak neden beyaz elbise diye sessizce sorunca

-Oğlum o bizim gelinimiz bu gece. Beyaz, gelinlik rengi. Bu da onun gayr-ı resmi gelinliği olacak dedi. Hafifçe gülüştük.

Birazdan Yasemin hiç görmediğimiz kadar güzel bir şekilde hafif kıvırtarak içeri girdi. Yüzünde masum bir gülücük hafif bir telaş vardı. Beyaz elbisesinin içinde bir melek gibiydi. Abartısız ama muhteşem bir makyaj yaptırmıştı. Saçları kızınınkilerden çok daha güzel olmuştu. Ayağına parmak arası ipli, önü ipli topuklu beyaz bir ayakkabı giymişti. Harikulade göğüslerini bu dar elbise üstten kapatmaya muvaffak olamamış, göğüs araları şişkin elbisenin içinde harika duruyordu.

Ben reverans yaptım önünde, hoşuna gitti, çapkın bir gülüşle karşılık verdi. Karşımızda genç bir kız, mezuniyet balosunda etrafındakilerin ağzını sulandırırcasına duruyordu. Elimi tuttu. Ona masaya kadar böyle eşlik ettim. Sandalyesine oturttum, ardından hepimiz oturduk yemek yemeye başladık. Ben;

-Muhteşem olmuşsun Yasemin abla

-Yapmayın çocuklar…

Yemek faslından sonra bir müddet muhabbet ve ardından danslar. Önce Ertan, sonra ben ve en son Cem. Ama kibarca, ürkütmeden. Oturduk sonra biraz dinlenmek için.

-Ya çocuklar siz var ya muhteşemsiniz.

-Sen herşeyden muhteşemsin Yasemin abla

-Ya yapmayın çocuklar. Hem sonra etrafınızda bir sürü genç kız varken, benim gibi evli birisi niye? soru aslında onun da istediğini anlatıyordu. Cem;

-Sen o genç kızlardan daha güzel, daha genç ve daha seksisin. Hem de evlilik deneyimi geçirmişsin. Yasemin abla sen muhteşemsin…

-Madem öyle böyle zamanlarda ben de sizin yaşıtınızım artık. Bana abla demeyin, dışarısı hariç tabii

Saat 11’e geliyordu. Yasemin ben bir tuvalete gideceğim diyerek odadan çıktı. Cem;

-Şimdi onunla dans edeceğim. Yavaş yavaş olaya girelim dedi.

Cem bu arada bilgisayarda müzik ayarlamaya çalışırken Yasemin geldi.

-Sizinle bir dans daha, olmaz mı? dedi Cem

Yasemin hafifçe gülümseyerek ve elini sallayarak tamam dedi. Müzik çok uzun ve iç gıcıklayıcıydı. Cem yavaş yavaş ona sokuluyordu. Uçmuş gibiydiler. Ellerini önce sırtında gezdirdi, sonra yavaş yavaş kalçalarına indi. Onları hafifçe avuçluyordu. Kulağına eğilmişti. Sonradan öğrendiğimize göre Cem;

-Bu akşam senin güzelliğin ve seksiliğin bizim başımızı döndürdü

-Siz de yakışıklılığınız ve kibarlığınızla aynı şeyi yaptınız bana

-Seni deli gibi arzuluyoruz.

-Olmaz, kocam var çocuklarım var

-Kimse seni düşünmüyor. Kocan sadece senin kurtarıcındı sen söylemiştin bunu. Biz seni zevklerin alemine almak istiyoruz.

-Yapma Cem

-Arzuluyoruz işte ne yapalım. Senin de çekiciliğin var.

-Hepiniz birden mi istiyorsunuz beni?

-Evet

-Siz eğlence objesi yapacaksınız beni.

-Seni ilk gördüğümüz anda hepimizin yüreği dağlandı Yasemin. Hepimiz seni arzuluyoruz

-Başka kızlarda var onları neden istemiyorsunuz

-Hiç biri senin gibi arzu dolu olamaz. Hiçbirimiz onlara karşı sana duyduğumuz arzuyu hissedemeyiz.

-Ben kocamı aldatmadım hiç

-Biz seni seviyoruz, istiyoruz sense coşkusunu kaybetmiş birini mazeret olarak öne sürüyorsun. Seni yaşadığın cehennem gibi bir hayattan çekip almaya geldik biz. Burada olan burada kalacaktır.

-Peki hepiniz mi istiyorsunuz beni?

-Evet, hepimiz tüm zerrelerimize kadar

-Oh yapmayın çocuklar. Ben siz gençlerin hepinize nasıl yeterim

-Sen de o kadar aşk ateşi var ki buradaki herkesi yakıp kül etmeye yeter

Bu arada Cem bir elini Yasemin bacaklarında hafifçe, adeta bir kuşu incitmekten korkarcasına okşuyordu. Birazdan elini etekten içeri sokmaya başladı. Biz ise Ertan’la kenarda olacakları heyecanla izliyorduk. Yasemin o zaman

-Ah çocuklar deyip şuh bir bakışla bizleri de süzdü. Cem

-Evet nedir cevabın?

-Ah ne diyebilirim ki evet, evet İşte o anda Cem arzuyla Yasemin’in dudakların yapışıverdi. İki eliyle birden kalçalarını daha çok sıkmaya başladı. Arkadan eteği beline sıyrılmıştı. İçinde beyaz bir g-string giymişti. Kalçaları parlıyordu. Cem ayakta kah dudaklarını öpüyor, kah enselerini hafifçe dişliyordu. Bu esnada bazen elleri elbisenin üstünden göğüslerini okşuyor, bazen de kalçalarında dolanıyordu. Artık Yasemin uçmaya başlamıştı. Cem kulak memesini öperken bir yandan da eteğin altından ve g-stringin üstünden amını avuçluyordu. Yasemin kendinden geçmeye başlamış, solukları duyuluyordu. Sonra Cem hep merak ettiğimiz göğüslerinin birini elbiseyi çekiştirerek ortaya çıkardı. Harikaydı, ne bir sarkma vardı ne bir deforme olma hali.

Cem öpücüklerini buraya yönlendirmişti. Göğüs ucuna kadar kah yalıyor, kah öpüyordu. Göğüs ucuna geldiğinde onu ağzına aldı ve emmeye başladı. Bu arada eli g-stringin altına girmiş, amını kurcalamaya çalışıyordu. Yasemin ise zevkle solumaya devam ediyordu. Birazdan öteki göğsünü de ortaya çıkardı. Artık hareketleri hızlanmış, deli gibi öpüyor, yalıyor ve amını okşuyordu. Bu arada Yasemin’de pantolonun üstünden Cem’in sikini okşuyordu.

Biraz sonra pantolonun kemerini tek eliyle çözerek donla birlikte sıyırdı. Kocaman sike bakarak “Of ya bu ne böyle” demişti. Onun eliyle sıvazlamaya başladı. Cem

-Kocanın ki böyle değil mi? dedi

-Bu baston gibi yahu demişti. Cem’in yarağı kocaman olmuş, damarları çıkmıştı. Cem Yasemin’i soyarken biz de soyunmaya başladık. Biraz sonra herkes çırılçıplaktı. Cem’le Yasemin hala ayakta sevişiyorlar Cem ara sıra Yasemin’in amına parmaklarını sokarken onu deli gibi okşamaya devam ediyordu. Yasemin Cem’e yaslanmış ve ikinci orgazmını sarsılarak ve ohlayarak yaşıyordu. Artık birbirlerini öpmeyi bırakmışlar, Yasemin başını Cem’in omzuna yaslamış Cem ise göğüslerini adeta yerken onu okşamaya devam ediyordu. Yasemin ıslanmışken Cem;

-Artık geçelim mi? diye sordu. Yasemin bizim yaraklarımıza bakarak Cem’in yanına karşıdaki çekyata doğru ilerlerken

-Of ya bunlar ne biçim yaraklar, sulak arazi mahsulü diyor kıkırdıyordu.

Cem otururken Yasemin’e;

-Sen ıslandın ama ben kupkuruyum azıcık ağzına alsan dedi. Yasemin hayatımda kocama hiç yapmamıştım, bu sevgililerimin hakkıymış diyerek yarağını yalamaya başladı. Başlarda biraz acemi gibi idiyse de sonradan açılmaya başladı. Cem;

-Sen başka kimin yarağını yaladın

-Eski sevgilimin. O öğretti bana

-Artık eski sevgilin yok, bizler varız. Ve sen harika yalıyorsun dedi. Ah Yasemin ağzın, dilin, amın ateş gibi, eriteceksin kocaman yarağımı.

-Ah hepiniz de beni eriteceksiniz dedi.

Biraz sonra çekyata uzandı Yasemin. Cem için biz çekyatı açmıştık. Cem Yasemin’in üstüne çıkarak Bacaklarını açmış bekleyen minik kuşumuza, evli annemize koca yarağını sokmaya hazırlanıyordu. Yarağını amına sürtmeye başlamış, bu arada Yasemin’i deli gibi yalıyordu da. Yasemin yeniden inlemeye başlamıştı. Biraz sonra

-Aşkım yavaş yavaş sok artık. dedi. Ama Cem onu belli ki inletmek istiyordu. Onu dinlemiyor, sürtmeye devam ediyordu. Yasemin’in sesi giderek daha fazla şiddetleniyor “hadi artık aşkım, sok” diyordu. Ama Cem onu yine dinlememişti. Artık iyice sinirlenen Yasemin;

-Ulan orospu çocuğu sok artık diyorum sana dedi. Biz şaşırmıştık ama Cem bunu bekliyormuş aslında. Eski, kocasından önce cevizler kıran Yasemin’i arıyormuş. Cem yavaşça yarağını yerleştirdi, kafası girince Yasemin kendini arkaya hafif atarak “ah” diye inledi. Cem biraz bu şekilde içinde sağa sola hareketler çizdikten sonra biraz ittiriverdi. Yasemin

-Ah yavaş dedi. Ama Cem’in dinlemeye hiç niyeti yoktu. Biraz daha, biraz daha derken bir anda kökledi. Yasemin hafif bir çığlık attı ardından

-Yapma, yavaş, çık içimden demeye başladı. Cem

-Alışırsın aşkım deyince

-Ulan pezevenk ağrıyor diyorum dedi. Ama Cem hiç oralı olmadı. Yavaş yavaş ritim tutuyordu. Yasemin “ah anam, acıyor, çıkar, çıkar dedim sana” derken ağlamaya başladı.

-Sus be orospu, sanki hiç yarak yemedin dedi Cem

-Yedim ama böyle azmanını ilk defa yiyorum dedi. Yasemin küfürler altında ağlayarak inlemeye başlamıştı. Birazdan gözyaşları kesildi inlemeye Cem’e daha hızlı olması için teşvik edici sözler söylemeye başladı.

Biz ise diğer çekyatta oturmuş olanları dehşet içinde izliyor bir taraftan da yaraklarımızı tutmuş arada bir sıvazlıyorduk. Artık Yasemin inlemelerini ve soluk alıp verişlerini hızlandırmıştı. İnleyerek bize “Gelin buraya” dedi. Biz yanına gelince “baş ucuma geçin” dedi. Biz tokmaklarımızı inleyen dudaklarına doğru uzatmıştık. Görüntü dehşet vericiydi. Cem Yasemin’in amına ritmik olarak giriyor, terlemiş hatta kan ter içinde kalmış, Yasemin az önceki ağlayışından ötürü gözlerindeki makyajı ve ruju hafif dağılmış vaziyetteydi. Biz de kocaman siklerimizi Yasemin’in kafasına doğru uzatmıştık O “ahlar ohlar” arasında dilini bizim siklerimizin başlarına götürüyordu. Bazen benim bazen Ertan’ın sikini yalıyordu. Bizim yaraklarımıza uzanırken zorlandığı için çekyatın kenarına doğru kendini çekti. Artık sırt kemikleri çekyatın başına gelmiş, hafif oturur pozisyona gelmiş kafası da daha yükselmişti. Artık iki eline de birimizin siki gelmiş bir benimkini bir Ertan’ınkini yalayıp duruyordu. Cem artık iyice yorulmuş Yasemin’in beline iki eliyle sarılmış yavaş bir tempoda vurmaya devam ediyordu. Bu arada Yasemin’in harika göğüsleri her darbeden sonra sağa sola sallanıyor bu da bizi daha da azdırıyordu. Yasemin bir kere daha sona yaklaşınca Cem’de biraz hareketlenmişti.

-Daha hızlı sik ulan orospunun evladı, haydi haydi diye bağırmaya başladı. Artık siklerimizi sıvazlamayı bırakmış ağzı Ertan’ın sikini vantuz gibi çekerken siklerimizi elinde sıkıca tutuyordu. Bu söz Cem’in bir makine pistonu gibi hızlanmasına neden olmuştu. Artık herkes inliyordu önce Yasemin “hadi, hadi orospu çocuğu” diye sarsılarak boşaldı, ardından Cem “ah be Yasemin, ah be orospum” deyip sarsılmaya başladı, Ertan’da bu sahneye daha fazla dayanamayarak Yasemin’in ağzına doğru fışkırtmaya başladı. Ben ise sonda kalmıştım. Ben de gözlerini yummuş ama eli hala yarağımı sıkı sıkı kavramış olan Yaseminin elinden tutarak ileri geri hareket ettirmeye başladım. Ben de “ah amına koyayım” diye inleyerek yüzüne doğru fışkırtmaya başladım.

Herkes boşalmıştı, rahatlamıştık. Yasemin yüzündeki ve amındaki döllerimizi yıkamak için banyoya giderken biz de peçetelerle vücudumuza yapışmış olan dölleri temizliyorduk. Benim ise beynim uyuşmuş, beynim zonkluyordu. Zevkten mahvolmuş vaziyetteydim. Diğerlerinin de benden pek farkı yoktu. Kendimizi çekyatlara atmıştık. Cem’in üstünde terleri ise henüz kurumamıştı. Birazdan üstünü yıkamış olan Yasemin yanımıza geldi. Benim yanıma gelerek;

-Amıma koymayı çok mu istiyorsun şebek? diye sordu.

-Ah Yasemin, bir bilsen her an, her saniye her dakika istiyorum.

-Bundan sonra olacak deyip inmiş durumdaki yarağıma öpücük kondurdu.

-Süperdiniz çocuklar. Bitirdiniz beni. Ertan lafa girerek;

-Olur mu Yasemin biz ne olacağız? diye sorunca Yasemin gülerek;

-Merak etme Ertancığım hepinizin altına yatacağım, üstüne çıkacağım dedi.

Biraz dinlendikten sonra Yasemin

-Evet şimdi sıra kimde deyince Ertan ben dedi. Yasemin “iyi o zaman” deyince Ertan Yasemin’i kucaklayarak odasına götürdü. Giderken;

-Yasemin seni kanırta kanırta sikeceğim diyor Yasemin’de kıkır kıkır gülüyordu. Biz Cem’le televizyonu açmış izlerken Ertan’ın odasından Yasemin’in inlemeleri ve arada -özellikle de ilk başta- attığı çığlıklar duyuluyordu. Bu arada saat ise 1,5 olmuştu. Bir ara gözlerimi açtığımda Yasemin’in sikimle oynadığını anlamıştım. Bu aralık uyumuşuz ki saat 3,5 olmuştu. Sus işareti yaparak benim odama geçtik.

-Sen beni sikmeyi isteyen ve tasarlayan ilk kişiymişsin doğru mu? diye sordu. Sırıtarak “evet” dedim.

– O zaman sabaha kadar senin kucağında olacağım ve inleye inleye uyuyacağım dedi. Hayatımdaki ilk sevişme Yasemin gibi muazzam bir hatunun üstüme çıkıp sikime binmesiyle olmuştu. Aldığım zevki tarif edemem.

Yasemin’le ben birbirimize sarılarak uyuyakalmışız. Sabah “hadi kalkın bakalım uykucular” diyen Cem uyandırmıştı. Kahvaltı hazırlamışlardı. Saat 11’e geliyordu. Herkes masaya çırılçıplak oturdu. Kahvaltı sırasında arada Yasemin’i öpüyorduk. Yasemin giyinerek

– çocuklar birazdan Recep gelecekmiş, aslında hiç ayrılmak istemiyorum ama neyse şimdilik eve gideyim ilk fırsatta gene geleceğim diyerek ayrıldı.

Rüyada gibiydik. Yaklaşık bir yıl önce bize hayal gibi gelen şey, Yasemin artık bizim kadınımızdı. Zevkten dört köşe olmuştuk. O gün hiç birimiz dışarıya çıkmadık. Artık sadece onun geleceği diğer günü düşünüyorduk. Cem;

-Çocuklar bu sefer de götünün mührünü kıracağım. Siz de bu sefer amını sikersiniz. Sonra yavaş yavaş grup işlerine başlarız gelinimizle dedi. Biz tamam demiştik. Bir kere Cem hakikaten deneyimliydi. Bu önemliydi zira gelinciğimizi ürkütmememiz gerekiyordu. İkincisi Yasemin alıştıkça biz Ertanla ikimiz deneyimsizliğimizi üstümüzden atıyorduk.

Bir kaç gün sonra Cem Yasemin’e attığı mesajı gösterdi. “Yaseminciğim, seni çok özledik. Pastanı yedik şimdi kurabiyeni de yemek istiyoruz. Bizi fazla bekletme” yazıyordu. Yasemin’de “ilk fırsatta” diye karşılık vermişti. Nihayet o akşam Yasemin Murat’la birlikte bize geldi. Yine gözlerimiz parlamıştı. Yasemin Murat’a

-Bak Ertan abinle geçin onun odasına neyse beraber araştırın. O demeden de dışarı çıkma anneciğim tamam mı?

-Tamam

-Ben abilerin odasında yapamadığı bir iş var onu halledeceğim tamam mı? dedi. Ertan’ın odasına en uzakta olan Cem’in odasına geçtik. Cem hemen Yasemin’in dudaklarına yapışmıştı bile. Yasemin

-Ben ilk önce Mehmet’e vereceğim bu gece. Cem;

-Kocanla seviştiniz mi?

-Evet dün gece?

-Anladı mı?

-Iıh, anlamadı. Ama ben onun küçüklüğünü bir kere daha hissettim. Zevk alırmış gibi yaptım.

-Yasemin ben senin arka kapının mührünü kırmak istiyorum dedi Cem. Yasemin şaşırmış bir şekilde,

-Olmaz be, acır, hem günah sonra dedi.

-Neyse siz başlayın da. hem sonra geçen sefer de çok korktun bir şey oldu mu dedi. Yasemin biraz düşündükten sonra

-Neyse bkarız. Of bu arzularım beni mahvedecek dedi.

Yasemin’le ayakta deliler gibi öpüşmeye başlamıştık. Dudaklarını vantuz gibi kendime çekiyordum. Üstündekileri çıkartmıştım ama başörtüsünün durmasını istiyordum. Onu bu şekilde sikmek istiyordum. Yalnız bu kadın gerçek bir wamptı. Yine seksiliği üzerini kaplamıştı. Çırılçıplak kalınca

-Hadi ver de sikini yalayayım. Çok hoşuma gitti bu diyerek deliler gibi yalamaya başlamıştı. Dimdik olan sikim onun bu isterik hareketleri sonrasında son haddine kadar gerilmişti. Onun sertliğini ve kemik gibi oluşunu hissedebiliyordum. Tam o sırada ben yattım o da bana ters bir şekilde 69 olduk. Amını kimse yalamamıştı Yasemin’in. Ben onu deli gibi yalayınca o ahlar oflar arasında inleyemey başlamıştı. Sikime daha çok yapışmış, düzensiz bir şekilde ama hırsla yalıyordu. Ben de hep özlediğim amını adeta çölde suya hasret bir bedevi gibi şapırdatarak yalıyordum. Çabucak ıslanmıştı. Biraz sonra bana dönerek;

-Atım olmak ister misin?

-Nasıl yani?

-Sen benim atım olacaksın ben de senin jokeyin…

-Hem de nasıl. Haydi jokeyim. Dimdik olan sikimin üstüne amını getirdikten sonra ağır hareketlerle başını sokmaya başladı. Ben acele ediyordum ama o buna müsaade etmiyordu. Sonra yavaş yavaş içine almaya ve çıkarmaya başladı. Biraz sonra tamamını almıştı içine. Daha önce de bu şekilde benle sikiştiği için ona alışıktım ama bu sefer amına ilk giren benm olduğum için daha fazla zevk almaya başlamıştım. Biraz sonra ben yarı uzanıkken o bana sırtını döndü. Ayaklarını dizlerime koyarak oturup kalkmaya başladı. O kadar zevkle ve sert bir şekilde oturuyordu ki nefeslerimiz deli sıklaşmıştı. Ben;

-Hadi sik beni Yasemin’im, hadi sik beni çiçeğim diyordum. Biraz sonra onu durdurdum ve ani bir hareketle altıma aldım. Belinin altına yanda duran kırlenti koydum. Yarağımdan dolayı amı bir çiçek gibi açılmış ve hafif kızarmıştı. Tabak gibi önümdeki amına yarağımı kökleyerek sertçe vurmaya başladım. Delirmiş gibiydim. O bana;

-Hadi jokeyim benim amımı sula derken ben artık iyice kendimden geçtim ve hırlayarak amına boşaldım. Sanki bir bidon meni boşaltmıştım Yasemin’in amına. O da yüzünde mutlu bir ifadeyle bakıyordu bana. Sonra toparlanarak beraberce banyoya gittik. Orada temizlendikten sonra tekrar odaya döndük.

Bu arada Cem Ertan’la Murat’ın yanından gelmişti. Biz ise dinlenmiştik. Cem bize;

-E nasıldı? diye sordu. Biz gülüşmeye başlamıştık. Yasemin;

-Sen bu göt konusunda ciddi misin? dedi Cem’e

-Evet, hem de çok.

-Sana güveniyorum.

-Ben de sana. Sen bunları alamayacak kadın mısın? Hem sakın korkma stilimi biliyorsun. Baştan biraz acıyacak ama sonra zevkin kralını yaşayacaksın.

-E hadi bakalım, başlayalım o zaman. Ha bu arad Murat ne yapıyor.

-Hiç bilgisayarda araştırma yaptı. Daha yapacakmış. Daha sonra da oyun oynayacakmış. Annemin işi daha çok mu diye sordu biz de çok deyince, iyi o zaman çok oyun oynarım ben bu akşam dedi.

-Ah benim oğlum, anneni çatır çatır sikiyorlar. Annen de razı buna demişti. Hemen ardından Cem’in pantolonuna elini atarak sikini üstten sıvazlamaya başladı. Cem ayaktaydı, Yasemin ise yerde oturuyordu. Cem hemen pantolonunu çıkardı, donunu sıyırdı. Siki büyümeye başlamıştı. Yasemin gözü dönmüş gibi siki yalamaya başlamıştı. biraz sonra Cem çekyatta duran kırlenti alarak yere koydu, Yasemin’i göbeği üstüne gelecek şekilde yüzüstü yatırdı. Şimdi amı ve kara incisi tabak gibi meydandaydı. Yavaşça amına sokmaya başladı ve bir müddet sonra bana dönerek;

-Banyodan krem getirsene dedi. Ben kremi getirdiğimde Cem işaret parmağını götüne sokmuş ileri geri yapıyordu.

-Tamam çiçeğim, kasma kendini diyordu. Bense kremi elimde tutuyordum. Cem kremden işaret ve orta parmağına alarak Yasemin’in götüne tekrar sokmaya başladı. Böyle bir kaç kez götü kremledikten sonra üç parmak, dört parmak diye alıştırmaya başladı. Biraz sonra Yasemin tekrardan o meşhur inlemesine başlamış, derin zevk solukları alıyordu. Amı da sulanmıştı. Zevk aldığı belliydi. Cem’e

-Hadi aşkım deyince Cem bu sefer onu dinledi ve koca yarağının tepesini götüne soktu. İşte bu anda Yasemin öne doğru irkilerek attı kendini. “Ah” çıkar diyordu. Cem ise “Kasma kendini, birazdan alışacaksın” diyordu. Sonra Cem ileri geri yapmaya başladı. Yasemin acıyla karışık inlemelerine devam ediyordu. Cem Yasemin’in omuzlarından bastırmaya başladı ki bu birazdan olacakların işaretiydi. Hemen sonra Cem köklemeye başladı. Yasemin bağırıyor, çıkarması için yalvarıyor hatta küfrediyordu.

-Çıkar ulan orospu çocuğu, yırtıldı, çıkar dedim sana amcık ağızlı. Cem ise keyifle ve bırakmadan

-Bırakır mıyım orospu, bu götü bulmuşum, götünün kızlığını almışım döllerimi en derinlere kadar salmadan bırakır mıyım?

Bu arada ben salona çıkmıştım. Ses seda yoktu. Yalnızca Yasemin’in çığlıkları duyuluyordu. Birazdan içeri girdiğimde artık Yasemin’in sesinin kesildiğini, yüzünün o ağlamaklı halinin silindiğini ve zevk almaya başladığını anladım

-Ah büyük sikicim, götümün sahibi, sik!

-Sikeceğim seni, doya doya, kuruyana kadar ahh

Böyle diye diye sikişiyorlardı. Cem iyice hızlanmıştı. Birazdan geliyorum götüne Yasemin deyince ahlar içinde Yasemin’de boşalmaya başladı. İnliyorlardı, ağızlarından bu büyük zevkin tadını çıkartan “oh”lar çıkıyordu. Cem’de esas amacına ulaşmış olmanın verdiği mutluluk vardı. Yasemin ise en başta çok korktuğu konuda zevk alarak bitirmenin hazzı yaşanıyordu. Biraz dinlendikten sonra biz ikimiz Murat’ın yanına gittik, Ertan’da nöbete, Yasemin’i sikme nöbetine çıktı.

Saat 11,5 gibi Yasemin ve Ertan yanımıza geldiğinde bitkin ama mutluluktan kaymış gözleriyle yanımıza geldi. Murat;

-Anneciğim işin bitti mi? Çok yorulmuş gibisin deyince

-Evet bu gecelik işim bitti, yoruldum ama o kadar değil deyip oğlunun saçlarını okşadı, bize de göz kırptı.

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

baldizim hamide

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

baldizim hamide

slm.anlatacagim olay en buyuk baldizimla aramda gecmistir.bende baldiz cok 4 tane.hamide 38 yasinda 1.65 boyunda 60kg agirliginda saclarinin rengi surekli degisen minyon tipli birisidir.baldiz bir gun bize geldi.megerse agda falan yapicaklarmis birbirlerine benim hanimla.bende gece calismistim ve uyumak uzereydim.baldiz ile hanim banyoda agda yapiyorlardi.baldizin cantasi mutfaktaydi ve cebi calmaya basladi.ben duyuyordum ama onlar duyamiyordu.kimse artik surekli caldiriyordu baldizin cebi.yeter artik deyip kalktim tlfona baktim.tlfodan saticilik yapan biriydi tlfonu caldiran bastim kufuru kapattim.ama seytanya durttu beni baldizin tlfonu karistirmaya basladim.birde ne gorim videolar bolumunde pornolar vardi.2side gotten sikis pornosu ve en sasirdigim bu ikisi benim ceptede vardi?!baldiz benim cebimi karistirdi lan falan dedim kendi kendime.iste o zaman baldizi sikme hayali dustu beynime.yattim yataga baldizi sikme hayalleri kura kura uyudum.ertesi gun dunku o tlf olayini dusunuyordum kafamda.demekki bu baldiz benden hoslaniyor ve gotten sikilmeyi seviyor.bldizin kocasida tir soforlugu yapiyordu bacanak yani.yola gittimi 3-5 gun gelmiyordu artik yolun uzakligina gore.bikac gun sonra aksama dogru baldiz bizim evi aradi.hanimla konusuyordu.hanim bana dediki hamide evin esyalarinin yerlerini degistiryomus ama koltuk cok agir oldugundan tek basina yapamiyormus benim ona yardim etmemi rica etmis.bende tmm dedim.zaten bize yakin olan baldizin evine vardim.evden cikarkende hanima demistim ama ben ordanda kahveye giderim bikac saat sonra gelirim diye.ben hamideyi sikme plani kuruyordum kafamda.hazir bacanakda yoktu yola gitmisti.kapiyi acti hamide girdim iceri.hamidenin o findik gotu tek parca elbisesinin icinde kivirtiyordu.temizlik yaparkende boyle bir elbise giymek ne alaka demistim kendi kendime.baldiz bana hangi esyayo nereye koyacagini falan anlatti.onun o balik dudaklari konusurken beni delirtiyordu.esyalari bir oaraya bir oraya tasiyorduk beraber baldizla.tabi bol bol frikik atiyordu baldiz.domaldikca domaliyordu.arti kdedim karar ver beni birak esyalarin basi dondu dedim.oturdum su istedim baldizdan.zaten hava cok sicakti o gun terlemistim baya.rehavet basti dedim doldur bardagi baldiz baya su kaybettim.be ne ya anami aglattin dedim.suyu icerken sisedeki suyu basimdan asagiya dokmeye baslamasinmi buz gibi suyu.al simdi serinlersin belki deyip kahkahayi patlatti.ben kendime gelir gelmez elbisesinin kusagindan tuttugum gibi kendime cektim baldizi.direk elimi baldizin amina koydum avucladim.burayida ben serinletim he istersen baldiz dedim.amini oksamaya basladim sertce.baldiz hemen yapisti dudaklarima.ben seni coktandir istiyorum esyalarin yerini degistirme falan hep benim planimdi demezmi.madem oyle gerekeni yapalim o zaman deyip.baldizi kucagima kaldirip dudakalrina iyice yapistim.belime ayaklarini dolayan baldiz tam yarragimin ustune oturmus kicini oynatiyordu.baldiza sen acaip sakso yapiyomusun hadi goster bakalim dedim.kardesin soyledi dedim.sende gotten sikmeyi cok seviyomusun ama kardesim vermiyomus sana dedi.sen verirsin simdi dedim.beni gotden sik baska ne isterimki dedi.cikardim ustumu hemen.hamide aldi yarragimi agzina somurmaya basladi.gercekten harika sakso yapiyordu.kocaman yarragimi agzinda kaybediyodu.o kalin dudaklari ile yarragimi mest ediyodu resmen.ellerini kicima koyan baldizin saclarini tutarak ben sikmeye basladim agzini.siktikce tirnaklarini kicima geciriyodu hamide.o balik dudakli agzini fena sikiyordum hamidenin.durmaksizin 15 dk agzini sikisimden sonra hamidenin agzina bosaldim basini bastira bastira.onun o findik gotunu sikmek icin sabirsizlaniyordum.hemen ayakda domaldi zaten hamide.ama bir sorun vardi kici biraz asagida kaliyordu minyon kisa boylu oldugundan.ayakalrinin altina iki minder koydum yukselttim kicini hamidenin.gotunu ve got deligini emdim yaladim guzelce.elbisesi hala uzerindeydi sadece kilotunu cikarmistim.elbisesini sirtina dogru kivirdim kusagina sikistirdim.o kucuk yuvarlak findik gotu yaniyordu resmen.got deligini dilimle mest ederken hamide artik sok yarragini gotume sik gotumu inlet beni eniste diye yalvariyordu.yarragimi got deligine koymamla abanmam bir oldu hic beklemeden kokledim yarragimin hepsini hamidenin gotune.hayvannn diye bagirmisti hamide yarragim gotune bir hamlede girince.basladim kutur kutur hamideyi gotunden sikmeye.gerilip gerilip yarragimi hamidenin got deligine geciriyordum durmaksizin.elbisesinden tutup sert sert yarragimi kokluyordum hamidenin gotune.o findik gotune koca yarragim buyuk bir ihtisamla girip girip cikiyor,hamide eniste beline kuvvet sik gotumu gecir yarragini gotume deyip dizlerini dovuyordu adeta.yarragimi hic cikarmadan ters sekilde hamideyi kucagima alip oyle sikmeye basladim gotunu.hamide soluksuz inliyordu.sonra hamideyi cevirdim yuzyuze geldik kucagimda.ne hayvanmisin lan sen kardesimin dedigi kadar varmissin dedi.yarragimi gecirdim hamidenin amina busefer.kaldirip kaldirip oturtturuyordum hamideyi yarragima kokune kadar.elbisesinin etekleri terden islanmis kicina yapisti hamidenin.gerile gerile sikiyordum hamideyi amindan.gelcegimi soyleyince hemen yere comelip yuzune bosaldim dolu dolu.hic beklemeden kahve masasinin ustune domalttim yine hamideyi yuzundeki spermler hala duruyodu.onun o findik gotunu yine sikecektim.kahva masasnin ustunde domlai halde duran hamidenin o findik gotunu bacaklarimin arasina alip soktum yarragimi gotune.basladim butun gucumle sikmeye gotunden hamideyi.saclarini ceke ceke soktum yarragimi canini acita acita.bir sure sonra hamidenin gotunun derinliklerine bosaldim yigildim sirtinin ustune.o gun bugundur baldizla zaman zaman sikisiyoruz firsat oldukca.baskasi sikecegine ben sikeyim baldizin o findik gotunu.

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

CANIM KAYNANAM 15

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

CANIM KAYNANAM 15O gün ateşli sikişimiz baya uzun sürmüş farkında değiliz. Biz toparlandıktan beş dakika sonra eşim kapıyı çalmıştı. Camları falan açmamıza rağmen evin içinde o an kesif bir döl ve ter kokusu vardı. Hatta eşim;‘’anne mutfakta çöp dolumu ki” diye sorduğunda bıyık altından gülmüştüm.Yok sevgilim şu an dolu olan annenin amcığı dedim içimden. İşim gücüm munzurluk oluveriyor bazen. Bu kokunun annesinin ve benim döllerimin kokusu olduğunu eşim 80 yıl düşünse aklına bile getirmezdi. Canım karılarım benim….Artık yaz tatiline bir hafta vardı ertesi gün pazardı ve eşim sınıfıyla okulun bir gezisine katılacaktı. Müze hayvanat bahçesi ve piknik. Tabi kızım Erva da annesiyle olacaktı.Akşam yemeğinde eşim”annecim bu pazar siz damadınla takılın zaten son hafta, sonra tatilde hep beraberiz”demişti. Kayınvalideciğimin de benim de canımıza minnet.”Elbette kızım sen boş ver bizi biz bişeyler yaparız. Sen eğlenmene bak” demişti. Ben de onaylar vaziyette başımı sallayarak”biz de kendi çapımızda gezeriz işte bi yerleri dedim gülerek”-Hmm bak sen. Siz ana oğul nereleri gezeceksiniz bakim-Orası artık bize kalmış hayatım biz sana soruyor muyuz nereleri gezeceksinizdiye-Aa okulla nereye gidilir ki, müze hayvanat bahçesi vs.. Açık hava konserine götürecek değiliz ana okulu çocuklarını. Beraber gülüştük.”Sabah erken kalkmanıza gerek yok biz erva ile kahvaltıyı yapıp 9 da çıkarız” dedi eşim.”Siz bi pazar keyfi yapın bence yatağınızda döne döne yatın” dedi…Gerçekten de ertesi sabah resmen sızmıştım. Biraz da nasıl ola pazar diye rahat davrandığım için sabah uyanınca saatin 10 olduğunu gördüm. Bişeye takıldım. Sikim şortumun kenarından dışarda duruyordu tamamen ve kalkıktı. Tabi ki aklıma hemen normal olarak herkesin akılna gelen şey geldi! Acaba kaynanacım dayanamayıp sikimi elleyip yaladı mı az önce ben uyurken??Sikimi şortumun içine koyup lavaboya girdim, yüzümü yıkadım.Kaynanam mutfaktan sesleniyordu-Uyanmış mı benim şekerim?-Uyandım sultanım. Sen yine tost mu yapıyosun yoksa şekerine?-Tabiki de bebeğim. Yıka gel yüzünü çayları koyuyorum.Mutfak kapısından tezgahın önünde domates doğrayan kaynanama baktığımda sabah sabah yine kanım hızlandı. Altında koyu renk külotlu ten çorabı vardı. Üzerinde beyaz ince bir gömlek. Ten çorabının altında külot yoktu. Götünü kavramış olan ince külotlu çorabı her bişeyi ortaya çıkarmıştı. Altında hiçbişey olmasa da bundan farklı olmazdı diye düşündüm o an.”Günaydın bebeğim” dedi bana bakıp tekrar önündeki işe koyularak.Altına giydiği ince külotlu çorabı normalleştirmeye çalışıyordu guya hareketleriyle.”Günaydın tatlım ” deyip konya escort arkasına yanaştım hemen, durur muyum??”Neler yapıyomuş benim şekerim”diyerek arkasından götüne dayadım kazık gibi sikimi. Sikim ince şortumun altında ince külotlu çorabına baskı yapıp götünün arasına girdi. Kazı gibi sikim götünün arasındayken konuşuyorduk.”Güzel bi pazar kahvaltısı hazırlıyorum bebeğim. Yardım etmek istersen şu salatalıkları doğrayıver ben de zeytin peynir çıkarayım dolaptan”.Normalde sen otur ben koyarım derdi ama belli ki ayakta durmamı istiyordu canım benim. İncecik ten çorabından sikimi hissetmek hoşuna gitmişti. Yana geçtim salatalıkları yıkadım.Kaynanam tezgaha çıkardığı zeytin kavanozundan tabağa zeytin koydu. Zeytin yağını üzerinde gezdirirken arkasına geçtim çekmeceden bıçağı almak için. Bu tür hareketlerle arkasına geçip durdum bir kaç sefer. Her arkasına geçtiğimde dimdik ayakta olan sikimi götünün arasına sokuyor, kalçalarına değdiriyordum. Götünün arasına soktuğum sikimi bi kaç kez ileri geri yapıyordum yaptığım işe göre. Götünün arasına sokup çıkarıyordum ten çorabının üzerinden. Kaynanam çok memnundu sikime sürtünmekten. O da ben götünün arasına sokarken hareketlerini yavaşlatıyor gözlerini bayıyordu. Bu külotlu çoraplı götüne bacaklarına bayılmıştım. Amına bakmak istiyordum bu haliyle.”otur oğlum sen ben çayları koyim” dedi. Masaya oturdum. Şimdi karşımdaydı.Bardakları masaya koymak için dönünce bir kere daha delirdim. Şişmiş am dudakları külotlu çorabıyla hem belirgin vaziyette idi hem de gözüküyordu resmen. Külotlu çorap amını güzelce kavramış, arasına girmiş, amını tabak gibi ortaya çıkarmıştı. O an yanıma çekip amını avuçlamak istedim. Gözümü amından alamadığımı farketti ve şuh bi gülümsemeyle yanıbaşıma gelip çayları koymaya başladı. Beni sabah sabah şehvetten kudurtmayı başarmıştı. Daha eşim bu şekilde durmamıştı bunca zaman yanımda. Yanıbaşımda,çay doldururken de kucağıma oturtasım geldi kaynanamı. Tabi o da benim şortumun altında şortumu çadır bezi gibi kaldırmış olan çadır direğime bakıyordu çaktırmadan. Ben o an gerçekten dayanamadım ve kaynanam kendi çayını koyduktan sonra çaydanlığı tezgaha bırakmak için geçince ayağa kalktım ve ne aradığımı bilmeden kaynanamın arkasına geçip sikimi bastırıverdim götünün arasına. Kaynanamı da hafif yana çekmek ister gibi ellerimi kalçalarına attım yanlarından kavradım. Şimdi sikimi götünün arasına hızlı hızlı sokup çıkarıyordum yine.-Ne aramıştın tatlım ?Derken sesi hafif titrekti kaynanamın.Götünün arasına girip çıkan sikim eminim amını ıpıslak yapmıştı.-Naneye baktım anne, rafta olacaktı.Kaynanam escort konya da geç bulmamı istiyordu naneyi. Aldığı zevkten hafif öne eğildi domalır gibi.Ben de hafif domalınca kalçalarının yanlarından sıkıca tutup sikimi daha ileriye sokup çıkarmaya başladım. Amının dudaklarını hatta hafif içini hissediyordum ince çorabından. Belli ki zevkten am dudakları açılmıştı kaynanamın.Naneyi aldım camlı bölümden ve masaya oturabildim. Kaynanamın önüne baktım, koyu renk külotlu çorabının önü parlıyordu am sularıyla. Oda oturdu ve sohbetle kahvaltımızı yaptık. Ben kahvaltı yaparken artık ne kadar azmışsam arada bir ok gibi ayakta olan ve inmeye niyeti olmayan sikimi avuçlayıp okşayıp duruyordum. Kaynanam durumun farkında bir vaziyette çakır keyif kahvaltı sohbeti yapıyorduk. Kaynanam çaylarımızı her doldurmaya kalkışında götünün arasına girmiş incecik külotlu çorabından sexi bi manzara veriyordu bana ve ben deliriyordum. Arkasını dönünce güzelim çıkık geniş götünü, önünü dönünce de kabarmış amını seyredip sikimi avuçluyordum karşısında….Kahvaltımızı yapmış keyif çaylarımızı içerken bugün ne yapalım diye konuştuk.Geçen hafta içi biraz geç te olsa kaynanamın samsundaki 4 dairesinin tamamının satış işlemini tamamlamıştım. Geç oldu çünkü emlak alış satışı çok durdu son zamanlarda. Biz de en iyi fiyata satmaya çalıştık. Onlara karşılık Burda 6 daire ayarlamıştım bir sitede. Burda Samsun’a göre daire fiyatları biraz daha aşağıdaydı. Birine kayınvalidem oturacak diğer beşini kiraya verecektik. Yani aylık 6 bin lira daha kira geliri…Eşim ”anne ayrı eve çıkmana gerek yok yalnız kalmanı istemiyorum” dese de kaynanam öyle rahat edeceğini söyledi hep. Tabi ki öyle rahat edecekti canım kaynanam. Öyle rahat edecektik daha doğrusu!! Hakkında hiç bişey konuşmadan sadece duygularımızla bir çok konuda ortak hareket ediyorduk kaynanamla. Eşimin teklifini bile benimle rahat sevişebilmek için reddederken ikimiz de aynı şeyi düşünüp heyecanlanıyorduk mesela o an. Zaten evi ayrı da olsa daha çok bizde kalacaktı tabiki. Ben de sürtüp değdirecektim canım kaynanama hep. . Samsundaki evi duracaktı kaynanamın. Orası onların ana vatanıydı. Orda kapısı olmasını istiyordu. Eşim de istiyordu bunu. Kaynanamın dairesine hafta içi eşimle beraber üçümüz eşyalar almış getirtmiş yerleştirtmiştik. En son sipariş verdiğimiz perdeler de takılmıştı. Kaynanam perdelerle beraber evin son halini görmek istiyordu.-Oğlum eve bi gidelim perdelere de bi bakayım. Yeni evimizde balkonumuzda kahvemizi içeriz.-Gidelim sultanım. Sonra da gezer bi yerlere gideriz.-Olur gezelim tabi. Hem yeni evimize de alışalım konya escort bayan artık. Sıkıldıkça oraya gider sıkıldıkça buraya geliriz.Önce kaynanam kalktı masayı toplamak için. Ben son bardağımı yudumlarken tatlı götünü tatlı amını göğüslerini seyrediyordum. Kendimi ilk defa bu kadar zorluyordum kaynanamı domaltıp külotlu çorabını götünün arasından yırtıp sikimi amına sokmamak için. Çok seksi çok tatlı görünüyordu. Kaynanam da durumun farkında işveleniyordu götünü domaltıyordu iyice çalışırken.”istersen bi bardak daha koyayım bebeğim” dedi.”zahmet olur mu ki acaba” diye atladım hemen gülerek.”ne zahmeti bebeğim zevkle” derken elektrikli çaydanlık ile yanıma gelmişti bile.”oyyy benim tatlı annecim” diye sağ elimi attım kalçasına teşekkür babında güzelce okşadım elledim götünü. Tabi arada bir bel çukurunu okşuyordum direk götünü elliyor avuçluyor olmamak için. Götündeki külotlu çorap o kadar inceydi ki parmaklarım götünün arasına giriyor am dudaklarını parmaklıyordum arasıdan. Okşayarak tıpışlar gibi. Kaynanam kalçasını sağa sola hafif oynatıyordu yine alt dudağını ısırarak. Götünü avcuma dolduruyor sonra parmaklarımı götünün arasına sokuyordum. Sonra dayanamadım amını avuçladım alttan. Çaydanlığı bırakıp kucağıma oturuvermemek için o da kendini zorluyordu eminim. O an bi oturtsaydım onu kucağıma sikim külotlu çorabını yırtar amına girerdi zaten. Kazık gibi sepsert olmuştum. Sol elim de şortumun üzerinden çadır direğimi sıvazlıyordu. Göz ucuyla sikimi sıvazlamamı da gören kayınvalidem çayı bardağıma koyunca ne yapacağını bilemedi. Mecburen tezgaha yürüdü ve çaydanlığı bıraktı. Götünün arası amının sularıyla ıpıslak parlıyordu arkasından…Giyinip çıktığımızda saat 13 olmuştu. Daireye girdiğimizde perdeleri de çok beğendik.Dairesi gerçekten güzeldi canım kaynanamın. 3+1 ebeveyn banyolu lüks bir daireydi. 2 tane büyük balkonu ve bir de küçük mutfak balkonu vardı. Hemen salondaki klimayı açtım. Kaynanam da üzerindeki feracesini çıkardı dışarısı baya sıcaktı artık. Feracesini antreye asıp salona girince yine evdeki külotlu çorapla olduğunu gördüm. Üstünde de kırmızı bi body vardı. Kaynanam yanımda 18 yaşındaki çıtırlar gibi giyiniyordu.-Ohh ne kadar sıcaktı dışarısı biraz oturup serinleyelim oğlum-Daha bu sıcaklar başlangıç anne. Antalyada 45 dereceyi bulur yaz sıcakları-Napalım bizde evden çıkmayız bu sıcaklarda. Ben bi kahve yapayım klima iyi serinletiyor maşallah..Mutfaktan 5 dakika sonra kaynanamın sesi geldi.-İlyas. Şu üst rafın kapağını gevşek bırakmışlar. Sallanıyor oğlum.-Hani bakim anne.Yine arkasına geçtim. Çünkü kaynanam kenara çekilmedi haliyle. Sikimi dayadım eşofmanımın üzerinden götünün arasına. Üst kapağı açtım vida yerine baktım gevşekti.”Anne çekmeceden küt uçlu bi bıçak verir misin”.Çekmeceyi açarken kalçasını bana doğru çekti. Hiç bana biraz çekil falan da demiyordu.

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Yaşlı Koca Genç Sevgili

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Yaşlı Koca Genç SevgiliBenim adım Gül. 27 yasındayım, evliyim, çocuğum yok. Benden 15 yaş büyük olan kocamla üniversite için dersaneye giderken tanıştık.Despot baba evinin baskısından sonra, onun beni el üstünde tutan, sevecen davranışlarına kandım. Bana ve ev halkına aldığı güzel hediyeler, iltifatlar, zenginliği, hem beni hem ailemi ikna etti. Üniversite planları çöpe atıldı, kısa sürede evleniverdik.Ve ilk gerdek gecesinden itibaren benim anlayışlı, olgun erkeğim kayboldu, daha doğrusu maskesini çıkardı. Yerine cahil, kaba, hödük, aşırı kıskanç koca tipi geldi oturdu.Nişanlılık döneminde “prensesim, yavrum“ diye etrafımda dolanan adam, daha ilk gece benim korkularıma, kendimi kasmama, çırpınışlarıma hiç aldırmadan, üstümdeki gelinliği parçalayarak soydu beni…Çıplak, körpe, el değmemiş bedenime sapık bir tecavüzcü gibi parlayan gözlerle bakarken kendisi de soyundu. Ortaya çıkan tıknaz, aşırı kıllı vücuduyla, romantik bir gerdek gecesi bekleyen saf kızın üstüne adeta saldırıp debelenmeye başladı.Muradına erip kan ter içersinde, öküz gibi soluya soluya yan tarafa devrildiğinde, ben bacak aramdan yatağa süzülen bekaret kanımla, yanaklarımdan yastığa süzülen göz yaşımla, kasıklarımdaki acı ve korkunç pişmanlığımla tavanı seyrediyordum.Başımı yan tarafa çevirdiğimde yerde paramparça edilmiş gelinliğime ilişti gözüm… İçimdeki pişmanlık kasıklarımdaki sancıyı bastırdı,- “Allahım, ben ne yaptım?”Ve bugüne kadar, nerdeyse on senedir bu cümleyle yaşadım. “Ben ne yaptım?”Geriye dönmek yok, babam kapıyı bile açmaz. İleriye gitmek yok, lise diplomasıyla hiçbir becerim olmadan ne yapabilirim, kendime nasıl bir yaşam kurabilirim?Bunca sene bir bitki gibi bu adamla evlilik yaşadım. Akşamları içki sigara kokularıyla, genelde alkollü eve geliş… Üç beş, kendi ilgi alanından, benim umursamadığım konuşmalar… Yatağa giriş… Kıllı göbekli, iğrenç gövdesiyle üstüme çıkışı… Öpüşmesiz okşamasız, kısa süren bir ilişki…Kendisi boşalır, yana devrilip horlamaya başlar. Suçum genç ve güzel olmak… Aşırı derecede kıskançlık… Dışarı çıkmak yok, arkadaş aile görüşmesi yok, perdeler kapalı, alt kattaki kiracılarla sınırlı ilişki, tam bir esir hayatı…Çocuğumun olmamasını da başıma kaktı her fırsatta… Bense hiç üzülmedim buna… Dünyaya kocam gibi bir yaratık daha getirmektense yalnız yaşamak daha iyidir diye düşündüm.Bunları neden anlattım? Tolga ile, alt kattaki kiracıların 20 yaşındaki genç oğluyla yaşadığım ilişkiye mazeret aramak için mi? Evet… Fakat gerçek bunlar, mazeret değil… Kocamla aramızda bu kadar yaş farkı olmasaydı, beni anlasaydı, gerçek anlamda sevseydi, beni yatakta doyursaydı, bunları, bu ilişkiyi yaşar mıydım? Sanmıyorum.Peki pişman mıyım? Kesinlikle hayır… Pişman değilim. Tolga, bu genç, yakışıklı, güçlü adam, bana hayatı, yaşamayı, seksi, doyumu, tatmin olmayı, orgazmı, sevgiyi, sevilmeyi, gülmeyi öğretti çünkü… Hiç de pişman değilim. Aksine çok mutluyum.Her şey bundan iki yıl önce başladı. Kocam iş için üç günlüğüne evden ayrılmıştı. Bin bir tembihle beni koca evde yalnız başıma bırakmıştı. Can sıkıntısından ölmek üzereydim. Her zaman gidip sohbet ettiğim alt kattaki kiracılarımız da köye gitmişlerdi.Akşamın geç saatinde kapı çalındı. Çekinerek gözetleme deliğinden baktım, alt katta oturan ailenin genç oğlu Tolga kapının önünde duruyordu. Yakışıklı güleç yüzünü gördüğümde içim cız etti. Çok seviyordum onu… Hoş sohbeti, güler yüzü, candan tavırları etkiliyordu beni… Merakla kapıyı açtım,- “İyi akşamlar Gül abla, rahatsız ettim ama bizimkiler yoklar, bu saate kadar gelmediler. Haberin var mı acaba?” dedi çekingen bir tavırla… Ailesi apar topar, acilen köye gitmişti sabahtan, iki üç gün gelmeyeceklerdi. Anlattım.- “Sana not bırakmışlardı, görmedin herhalde…”- “Görmedim Gül abla. Rahatsız ettim, iyi akşamlar…” Gitmesini istemiyordum, korkunç canım sıkılıyordu. Atıldım,- “Gel Tolga, ben de çay demlemiştim. Bir bardak çay iç, öyle git…” – “Yok Gül abla, rahatsız etmeyeyim, ben gideyim. Bilgisayarda işim vardı. Teşekkür ederim…” dedi, gitti.Kös kös ardından baka kaldım. Sonra kapıyı kapatıp içeriye salona, yalnızlığıma döndüm. Amaçsızca odalarda gezindim. Ruhum sıkılıyor, duvarlar üstüme üstüme geliyorlardı sanki… Soyundum, kendimi yatağa attım. Her zaman yaptığım şeyi yapmaya, fantaziler kurarak kendimi okşamaya başladım. Gözlerim kapalı, bir elim külodumun içinde, diğer elim göğsümde, meme ucumu ovalarken hayaller kurdum.Bu akşam hayal kurmak da kolaydı… Fantazilerimin her zamanki kahramanı Tolga az önce kapımdaydı. Onun gitmediğini, içeriye girdiğini, öpüştüğümüzü, seviştiğimizi hayal ettim. Tolga bana sarılırken, ben de kollarımı sımsıkı kendime sardım.O, meme uçlarımı emerken ben iki meme ucumu da dilimle ıslattığım parmaklarımın arasında sıkıştırıp ovaladım. O, hayalimde genç irisi gövdesiyle bacaklarımın arasına girip beni becerirken, iki elim de külodumun içine daldı, am dudaklarımı sıkıştırıp orta parmağımı içeriye saldım. Kendimi okşaya okşaya, amımı parmaklayarak kıvrandım soğuk yatağımın içinde… İnleye inleye boşaldım.Üzerimde bir tek zevk sularımla ıslak külotla, çıplak vaziyette, soluk soluğa sırt üstü yatıp tavana bakarken “hayat mı bu?” diye düşündüm.Ömrüm böyle mi geçecek benim? Kendimi okşaya okşaya… Yalnız… Kimsesiz… Yaşlı, anlayışsız, kıskanç, despot kocayla…Yine dört duvar üstüme kapanmaya başladı. Kendimi mezarın dibinde hissedip bunalıyordum. Nefes alamıyordum.Aklıma Tolga geldi sonra… O da alt katta benim gibi yalnızdı. Çay… Öyle ya… Çay demlediğimi söylemiştim ona… İçeri gelmemişti… Ben gidip kapısını çalsam… Çayı ona götürsem… Seks falan aklımda değil, zaten az önce hayalimde onunla sevişip boşalmışım. İnsan gibi iki sohbet etsem… Yalnızlığımı gidersem…Sonunda duramadım, dayanamadım… Kalktım, üzerime temiz bir külot, sütyen, dolaptan bir elbise geçiriverdim. Makyaj aynasında kendime biraz çeki düzen verdim aceleyle… Gardrobun boy aynasında kendime bir baktım, güzel…Kocamın dışarıda giymeme izin vermediği, ev içinde kullandığım eteği diz üstünde, yakası biraz dekolte elbiseyi seçmişim, nedense… Mutfağa gittim telaşlı adımlarla, çay demliğini, bardakları bir tepsiye koyup doğru aşağıya indim, kapıyı çaldım. Tolga açtı. Çekine çekine,- “Çay demledim ama evde hiç şeker kalmamış Tolga. Sizde vardır, beraber içelim diye geldim rahatsız etmezsem…” dedim. Üzerinde eşofmanlar vardı, beni içeriye davet etti,- “Gel abla, rahatsızlık ne demek? Ben üzerimi değişeyim sen çayı koyana kadar…” dedi.- “Gerek yok canım, akşam saati önemli değil giyimin, rahatsız olma…” dedim.İçeriye girdim. Salonda sehpanın üzerine tepsiyi koyarak çayları hazırladım. Tolga da şekeri getirdi. Televizyonu açıp çayımızı içmeye, sohbet etmeye başladık. Söz dolandı, yalnızlığımıza geldi,- “Ahmet abi yok galiba evde…” dedi. Adını duymak bile keyfimi kaçırmaya yetmişti.- “Yok, o da iş için gitti, birkaç gün gelmeyecek.” dedim. Sonra dayanamayıp ekledim. “Zaten olsaydı da fark etmezdi, sürekli içkili oluyor, sızıp kalıyor… Ben de yalnız kalıyorum hep böyle…”Sözcükler ağzımdan çıkar çıkmaz kendime geldim, neler söylüyordum ben…? Yanaklarım kızararak Tolga’ya baktım, anlayışlı sevecen bakışlarla bakıyordu bana… Başını iki yana sallayıp duruyordu, gözlerinde bana acıyan bir ifade vardı.Köşede duran bilgisayar dikkatimi çekmişti. Konuyu değiştirmek, tehlikeli sulardan uzaklaşmak için bilgisayarı bahane ettim. Bir iki soru sordum, bilmediğim birkaç şeyi açıp gösterdi bana… Öyle hoşuma gidiyordu ki bilgiç bilgiç bana anlatmaları, saatlerce dinleyebilirdim onu…İnterneti açıp bir iki site gösterirken yanlışlıkla daha önce açtığı porno sitesi beliriverdi ekranda… Çıplak kadınlar, erkekler, her şeyleri meydanda cinsel ilişki resimleri kaplayıvermişti ekranı… Telaşla yüzü kızararak kapatmaya çalıştı açılan resimleri- “Şey, virüs girdi galiba abla…” diye kekeliyordu bir yandan… O kapatana kadar geçen bir kaç saniyelik zaman diliminde harika vücutlu, kalın penisli erkeklerin porno yıldızlarına daldığı bir sürü resim görmüş oldum gözümün ucuyla…Ben de utanıp başımı çevirdim. Evliydim ama en az Tolga kadar bilgisizdim bu konularda ve genç kız gibi utanmıştım en az onun kadar… Kalkıp gitsem mi diye düşündüm bir an, sonra vazgeçtim, kukumav gibi tek başıma oturamazdım evde…Bilgisayarı kapatıp geniş kanepede sessizce, yan yana oturduk. Neden sonra sessizliği Tolga bozdu,- “Gül abla, özür dilerim. İnan bilerek yapmadım…”Yüzüne baktım. Yakışıklı, güzel yüzüne… Mavi gözleri yalan söylemiyorum diyordu bana… Elimi uzatıp elinin üzerine koydum teselli etmek isteyerek,- “Üzme kendini Tolga’cım…” dedim. “Gençsin, bekarsın… Normal böyle şeyler…”Sanki sakarya escort ben çok tecrübeliymişim, çok şey biliyormuşum gibi… Bunu söylerken elinin sıcaklığı elimi yaktı adeta, hızla çektim elimi… Ne yapacağımı şaşırmıştım. O aramızda beliriveren elektrikli, erotik hava bir türlü dağılmıyordu. Bir şeyler yapmalıydım.Kalktım, çayları tazeledim. Titreyen ellerimle Tolga’ya çay bardağını uzatırken o da elini uzatınca elime çarptı, sıcak çay bardağı olduğu gibi kucağına devrildi. Canı yanarak ayağa fırladı. Eşofmanın önü çay olmuş, duman tütüyordu.Aceleyle banyoya koşturdu. Ben de üzülmüştüm çocuğun canı yandı diye… İlk şaşkınlığın ardından hemen arkasından seğirttim yardım amacıyla… Banyonun kapısını açıp içeriye daldım,- “Tolga, canın yandı mı, nasıl oldun?” diye sorarken daha cümlem bitmeden, onun eşofmanın altını çıkardığını ve küvetin içinde duş hortumuyla kasıklarına su tuttuğunu gördüm.Ağzım açık, donup kalmış onu izliyordum. Kaslı bacaklarının arasında kalın ve uzun bir erkeklik organı vardı. Soğuk suyun temasıyla sanırım sertleşmiş dimdik karşıya bakıyordu aleti…Tabi insan ister istemez, evde kocamın yıllardır içime sokup durduğu şeyle bu güzel erkeklik organı arasında karşılaştırma yapıyor. Ben de yaptım.Alakası bile yoktu. Kocamın minik, kara kuru sikini bunca senedir erkeklik organı niyetine içime almıştım. Ama şu anda karşımda pespembe, kocaman başıyla, damarlı gövdesiyle bakılası, öpülesi, içime sokulası bir erkeklik organı, beni kışkırtırcasına bana bakıyordu.Tolga da donup kalmıştı. Sikini gizlemeyi, örtmeyi akıl bile edememişti. Malı meydanda, elindeki ucundan su fışkıran duş hortumunu unutmuştu zavallım… Sular yerlere akıyordu.- “Şey… İnan, ben de bilerek yapmadım Tolga…” diye kekeledim sadece, susup kaldım.Ne yapacağımı bilemedim ilk anda… Donup kaldım ben de… Ama sonra içimdeki kadınlık hormonları dürttü. Hipnotize olmuş gibi birkaç adım attım gözümü ondan ayırmadan… İkimiz de konuşmuyor, birbirimize bakıyorduk. Yanına yaklaştım. O da küvetten çıkıp bana geldi aynı şekilde…Aramızda bir karış vardı sadece… Gözlerimiz birbirine kenetlenmişti. Dudaklarım titriyordu. Gözlerimi onun uzun kirpikli, mavi gözlerinden, etli dudaklarından ayıramıyordum. Nefes alamıyordum, dudaklarımı araladım soluk almak için… Tolga titrek bir sesle,- “Gül abla…” dedi.Gözleri dudaklarımdaydı… İstekle aralanan, arzuyla titreyen ıslak dudaklarımda… Eğildi, öptü dudaklarımdan… Bir anda birbirimize sarılıverdik, vahşice öpüşmeye başladık. Sımsıkı kucaklamıştı beni, altı çıplak vaziyette, sertleşmiş erkekliği ince etekliğimin arasından kasıklarıma batıyordu.Dakikalarca öpüştük. Dili dudaklarımı okşuyor, nefes almak için açılan ağzımdan içeriye sokup dilimle buluşuyor, beni delirtiyordu.Bana sarılmayı bıraktı. Dudaklarını ayırmadan eşofmanın üzerini çıkardı. Tekrar sarıldı. Ayakta, kollarında eriyordum adeta… Çırılçıplaktı. Kaslı vücuduna sımsıkı bastırıyor, ince kumaşlı elbisemin üzerinden onun sertliğini kasıklarımda duyumsuyordum.Dizlerim titremeye başladı. Ayakta duramıyordum. Anladı ne halde olduğumu, kollarıyla tüy gibi tutup kaldırdı beni, kucaklayıp içeriye, salona götürdü. Öpüşmeye devam ediyorduk. Üçlü koltuğun üzerine yavaşça bıraktı beni…Bırakırken çıplak vücuduyla üzerime çıktı. Elbisemin incecik kumaşından onun çıplak gövdesinin ağırlığını, sertliğini, yakan sıcaklığını hissediyordum. Bir kolunu boynumun altından geçirmiş yastık yapıp vahşice dudaklarımı emerken, diğer elini elbisemin eteğine götürdü.Bacaklarımı yavaş yavaş, okşaya okşaya eteğimin altında ilerlemeye başladı eli… Baldırlarımı, bacaklarımın içlerini, külodumun üzerinden kadınlığımı okşadı uzun uzun…İçimde volkan kaynıyordu sanki… Lavlar boşalıyordu, külodumun ıslandığını hissediyordum. Ateş gibi parmaklarını aradan sokup amımı avuçladığında dudaklarının içinde zevkle inledim. Nefes alamıyordum,- “Ohhh… Tolga… Tolga…” diyebildim.- “Gül abla… Çok güzelsin… Harikasın… Seninle sevişiyorum… Hep hayallerimde olduğu gibi… İnanamıyorum buna…”Aç dudakları her yerimde, dudaklarımda, yanaklarımda, kulak memelerimde, gerdanımda dolaşıyordu. Bir yandan dudakları, bir yandan klitorisimi, amımı okşayan parmakları bitiriyordu beni… Yağ gibi eriyordum kollarında…Öpmeyi bıraktı. Doğruldu. Ne yapacak diye beklerken elbisemin önündeki düğmeleri çözmeye başladı. Sabırsız parmakları titreyerek düğmeleri tek tek açtı. Elbisemin önü tamamen açılmış, dantel sütyenim ve külodum meydana çıkmıştı. Sütyenimi zorlayan memelerimi aç bakışlarla süzdü bir an…Dayanamadım, kalkıp koltuğun üstünde diz çökerek elbisemin kollarını sıyırdım, çıkarıp kenara attım. Sütyen külot kalmıştım. Hızla atıldı, dudaklarıma yumulurken ellerini arkama, sütyenin kopçasına götürdü. Sabırsızca, koparırcasına açtı sütyenimi, memelerimi meydana çıkardı.Sütyenin baskısından kurtulan memelerim, sertleşmiş uçlarıyla onu davet ediyordu sanki… Hayran bakışlarının altında mutlulukla kıvrandım. Kocamın pek ellemediği memelerim hala genç kız sertliğinde ve dikliğindeydiler. Eğilip önce birini, sonra diğerini ucundan öptü. Ürperdim.Dudakları birinin ucunu kavrayıp emmeye başladığında kendimden geçtim adeta, başını tutup arkaya devrildim. Genç erkeğimi kendime çektim. Şimdi süt emen bir bebek gibi mememi emiyordu.Beynimde şimşekler çakıyordu sanki… Meme ucumdan tüm vücuduma bir zevk ürpertisi yayılıyor, kendimden geçiyordum. Bir bacağı benim üstümdeydi. Sertliği kalçalarıma değiyor, ben buradayım dercesine bedenime batıyordu. Bir mememi bırakıp diğerine saldırıyor, emiyor, avuçluyor, parmaklarının arasında sıkarken vantuz gibi ağzının içine tamamını almaya çalışıyordu. Bense altında kıvranıp duruyordum deli gibi…Göğsümü emen dudaklar aşağıya indi… Karnımı, göbeğimi tavaf etti… Dudaklarının yanı sıra diliyle ıslak bir iz bırakıp aşağıya yöneldi. Hiç yaşamadığım şeylerdi hissettiklerim… Gözümün önünde yıldızlar uçuşuyordu…Üzerimde kalan tek giysi olan çamaşırımı, külodumu okşarcasına sıyırdı bacaklarımdan… Ve dudaklarını benim çizgi şeklindeki ellenmemiş kadınlığımın üzerinde hissettim. Sıcacık… Islak…Amımı yeni temizlemiştim. Sanki onu bekler gibi pırıl pırıl, kaymak gibi yapmıştım. Ve şimdi Tolga kaymağımı yemekle meşguldü.Dış dudaklarımı aralayıp diliyle boydan boya gezindi amımda… Dilinin ucu bızırıma değdi, ben yerimden zıpladım. İnanılmaz bir zevk, bir şehvet dalgası sardı her yanımı…Bızırımı yaladı, emdi uzun uzun… Sonra dilini aşağıya indirdi, parmaklarıyla dış dudaklarımı aralayıp içime soktu. Islak ve sıcak dilini olabildiğince içime gömdü. Hava almaksızın dudaklarını kapattı amıma… Amımı emerken dilini içeride oynata oynata içimi okşuyordu. Bu arada ıslak parmağıyla klitorisimi okşarken, diğer elinin bir parmağı arka kapımı yoklamaya başladı.İşte o anda kendimi kaybettim. Böyle bir zevk yaşamamıştım ömrümde… Tüm vücudum kasılmaya, dalgalanmaya başladı… Hala sıcak dili amımdaydı. Parmaklarını kalçalarıma geçirmiş, kaçıp kurtulmamı engellemek istercesine sıkıyor, beni hareketsiz bırakmaya, dilinin verdiği zevki devam ettirmeye çalışıyordu.Öyle bir orgazm yaşıyordum ki, kendimi ölmüş, bulutların üzerine çıkmış gibi hissediyordum adeta… Kalçalarım yatağı dövmeye başlarken amımı emmeyi bıraktı, yukarıya çıktı. Eliyle memelerimi sıkarken dudaklarını benim nefes almaya çalışan açık dudaklarıma kapattı. Ölüyordum zevkten… Durmaksızın inliyor, kısık çığlıklar atıyordum,- “Oohhhh… Tolga… Dayanamıyorum Tolga… Ölüyorummm… Ne yaptın bana sen… Nasıl zevk bu… Erkeğimm… Aşkımm… Ooohhhh….”Neden sonra sarsıntılar hafifledi, azaldı, sona erdi. Kendimi halsiz, yorgun bir halde Tolga’nın kollarına bıraktım. Hiç böyle bir zevk yaşamamıştım ömrümde… Hala su içinde kalmış, ıslak amımı okşayan elinin üzerine elimi koydum minnetle… Gülümsedim…- “Öyle güzelsin ki Gül abla…” dedi hayranlıkla…- “Teşekkür ederim” dedim. “Hiç böyle bir zevk yaşamamıştım. Hayatımda bir erkekle yaşadığım ilk gerçek orgazmım bu benim…” Gözleri açıldı, bana baktı,- “Nasıl? İnanmıyorum sana.. Ahmet abi?”- “Ahmet abin hiç böyle yapmamıştı… Böyle sevmedi beni hiç… Ahmet abin her zaman içime girer, bir kaç git gel ve sonra kendi boşalır, beni düşünmeden uyur sızar kalır…” dedim.Sonra elimi uzatıp yarı kalkmış durumdaki sikini okşadım, utanarak ilave ettim.- “Değil senin yaptığın gibi amımı yalamak emmek, benimle adamakıllı sevişmedi bile…” Okşamalarım yarı kalkık sikini sertleştirmiş, dimdik olmuştu. Kıvrandı,- “Sen de yalamak ister misin Gül abla?” dedi çekingen bir tavırla… İstediğini yapmayacağımdan, tersleyeceğimden korkar gibiydi. Gülümsedim,- “Hiç yapmadım bunu Tolga… Ama madem sen beni bu kadar mutlu escort sakarya ettin, sana bunu borçluyum aşkım… Ne istersen yaparım senin için…” dedim.Doğrulup dudaklarından öpmeye başladım, gezine gezine boynuna, göğsüne, sert karnına kadar indim. Kasıklarına başımı eğdim, güzel sikini elimle tutup hayran hayran baktım.- “İlk defa yapıyorum bunu… Beceremezsem sen yönlendir beni…”Dilimi çıkarıp ucuyla boydan boya yaladım erkekliğini… İyice sertleşmiş, damarları parmak gibi kabarmıştı ellerimin arasında… Dilimin ucunu kabarmış kan damarlarında, yumruk gibi başında, şapkasının kenarlarında gezdiriyordum ıslak ıslak…Eğildim, aşağıya indim, taşaklarını dudaklarımın arasına alıp yumurtalarını emer gibi yaptım. Kıvranıyordu ben bunları yaptıkça, inliyordu… Yukarıya çıktım. Ağzımı kocaman açıp sikinin iri başını ağzımın içine almaya çalıştım. Dişlerim canını yaktı sanırım, inledi.- “Özür dilerim aşkım… İlk defa bir erkeğin sikini ağzıma alıyorum… Kusura bakma…” dedim kısık sesle…- “Önemli değil Gül abla…” dedi. “Ben de şimdiye kadar birkaç orospuyla, parayla seviştim sadece… Hiçbir kadın da bunu yapmamıştı bana… Sikimi ağzına alıp emen olmadı şimdiye kadar… Devam et sen…” derken parmakları saçlarımın arasında dolaşıyordu.Bu beni daha da ateşledi. Dudaklarımı daha da açıp ağzıma aldım başını… Şapır şupur bebek emziği gibi emmeye, dilimle içimde yalamaya başladım. Tolga da başımdan tutup kendine bastırıyordu. Böylece koca erkekliği ağzımın içinde kaybolmaya, yavaş yavaş ağzımın derinliklerine kadar girmeye başladı.Gözleriyle beni izliyordu. Ben de onun zevkten kısılmış gözlerinden gözlerimi ayırmadan işimi yapıyor, onun yönlendirmesiyle sikini sonuna kadar ağzımın içinde kaybetmeye, onu zevkten eritmeye çabalıyordum.Belki bir on dakika böyle emdikten sonra kasılmaya başlamıştı ki birden kalktı yerinden, beni sırtüstü yatırıp üzerime çıktı, sikini tekrar ağzıma soktu. Başım iki dizinin arasındaydı. Saçlarımdan tutup sonuna kadar kendine çekti. Dudaklarım kasıklarına değdi.Nefessiz kalmıştım. Başımı sallayıp kurtulmaya çalıştım. Erkekliğinin kafası bademciklerime değiyordu, boğazımdan içeriye girmişti sanki… Saçımdan tuttuğu parmaklarıyla başımı geriye çekti, nefes almamı sağladı, sonra tekrar gömdü. Kalçalarını ileri geri oynatıyor, ağzımı siker gibi gidip geliyordu.- “Ohhh… Gül ablaaa… Harika emiyorsun… Delirtiyorsun beni… O minicik ağzında nasıl kaybettin benim yarağımı… Aaahhhh… Harikaaa…” diye feryat ediyordu bir yandan…Benimse cevap verecek halim yoktu. Ağzımın içinde kocaman bir yarakla nefes alamadan ağzımdan sikiliyordum. Tam boğulacak gibi olduğum anda sikini ağzımdan çıkarıyor, bir parça nefes almamı sağlıyor, sonra tekrar sikini ağzıma gömüyordu.Kendimi kurtarmak için ellerimi kalçalarına sarmış, tırnaklarımı kabalarına geçiriyordum. Ama tırnaklarımın acısı bile engel olmuyordu erkeğime ve beni ağzımdan sikmeye devam ediyordu.Sonunda kasılmaya, döllerini ağzımın içine püskürtmeye başladı. Kaçmak istedim, bırakmadı. Döllerinin son zerresine kadar ağzıma, boğazımdan içeriye boşalttı titreye titreye…Baskıyı hafifletmişti. Ben de olan oldu diyerek tadı pek hoşuma gitmese de erkekliğini emdim, son damlasına kadar menilerini boşalttım içinden… Sonra dışarıya çıkardım. Oysa aksine ağzıma boşalmaktan mest olmuştu.Koltuğun üzerine devrildik ikimiz de… Nefes nefese kalmıştık. Kenarda duran elbisemi alıp ağzımın kenarından taşan menileri temizledim bir güzel… Çırılçıplak uzandık öylece… Elini uzatıp elimi tuttu,- “Hiç böyle bir an yaşamamıştım…” dedi. Elini sıktım minnetle,- “Ben de aşkım… Ben de…” dedim. Kesik kesik konuşmaya başladık kendimize geldiğimizde…- “Tolga, lütfen bundan kimseye bahsetme olur mu? Yalvarırım sana… Eğer bahsetmezsen erkeğim olursun, her zaman yaşarız bu zevkleri… Kocamla bunca senedir yaşadığım seks değilmiş meğer… Beni sen doyurursun bundan sonra… Ben de seni doyururum…”Eğilip öptü beni,- “Deli misin Gül abla? Bu zevki yaşamak için ne istersen yaparım. Başkasına anlatır mıyım hiç?” dedi. Sımsıkı sarıldım ona,- “Keşke daha önce yaşasaydık bu zevkleri… Nelerden mahrum kalmışım meğer… Becerikli erkeğim… Tatmadığım zevkleri tattıran erkeğim… Bundan sonra kocam sensin… Erkeğim benim…”Yine sertleşmişti siki, bacaklarıma değiyordu taş gibi… Dudaklarımdan öptü,- “Ama daha sikmedim Gül abla… Amını yaladım sadece… Artık seni sikmek istiyorum… Döllerimi amına boşaltmak istiyorum… Hadi yukarıya, sizin eve çıkalım. Seni kocanın yatağında sikmek istiyorum…”- “Ohhh… Tolgaa… Konuşma böyle… Sikli amlı falan… Terbiyesiz…” dedim gülerek… Elimi aradan uzatıp sertleşen sikini kavradım. Taş gibiydi.- “Mımmm… Demek beni kocamın yatağında sikmek istiyorsun ha? Kocamın beni siktiği yatakta? Ahlaksız seni… Hadi o zaman… Yukarıya çıkalım… Sik beni güzel güzel… Bu kocaman şeyini sok bana…”İkimiz de heyecanlanmıştık. Ateşimiz tekrar yükselmişti. Binada ikimizden başkası yoktu. Üçüncü kat boş duruyordu. Kalktım, külot sütyenimi alıp giymek için davrandım. Elimi tuttu,- “Hayır, giyme Gül abla… Öyle gel… Çırılçıplak…” Kıkırdadım,- “Delisin sen Tolga… Çılgınsın… Hadi o zaman… Gidelim… Sabaha kadar seninim bu gece…”Beni kolumdan tuttuğu gibi, elimizde giysilerimizle dışarıya çıktık. Daha merdivenlerden çıkarken oramı buramı ellemeye, öpmeye başlamıştı bile… Kahkahalarla gülüyor, çocuklar gibi oynaşıyorduk. İyice sertleşen siki bacaklarının arasında sallanıp duruyordu. Deli gibi tahrik oluyordum onun çılgın hareketlerinden…Bizim dairenin kapısına geldik. Eğilip anahtar deliğini ararken Tolga arkamdan yaklaşıp sertliğini bacak aramdan sokmuş okşayıp duruyor, beni belimden tutup kendine çekiyordu.Kapıyı zar zor açtığımda hemen içeriye girmedi, beni kapıya dayayıp üzerime abandı kaslı gövdesiyle, öpmeye başladı… Ellerimi yukarıda birleştirmiş bastırıyor, hareket etmeme, kurtulmama izin vermiyordu. Siki kasıklarıma dayanmış baskı yapıyordu.Hoş, zaten pek kaçmak istediğim de yoktu ya… Uzun uzun öpüştük. Önümde onun kaslı bedeninin ateş gibi sıcaklığı, sırtımda çelik kapının soğuk serinliği… Deli oluyordum zevkten…Ve neden sonra kapıyı kapatıp içeriye girdik. Bu sefer hakimiyet bendeydi. Onu kolundan tutup yatak odamıza götürdüm. Yatak odam her zamanki gibi gayet düzenliydi ve oldukça geniş bir yatağımız vardı.Etrafına bakınıp duran Tolga’ya sarılıp dudaklarına yapıştım. Karşılık verdi. Öpüşürken nefesimiz kesiliyordu. Bir eli saçlarımı çekerken diğer eli sırtımda, kalçalarımda dolaşıyor, kendine sımsıkı bastırıyordu. Az önceki ihtiras yine tüm vücudumu sarmıştı. Alevler içinde yanıyordum. Dudaklarımı çekip inledim,- “Tolga, bu gece seninim… Bu gece kadınlığımı yaşat bana…”Beni öpe öpe yatağın kenarına kadar götürdü Tolga… Öpmeyi bırakmadan üzerime eğildi, beni yatağa uzattı boylu boyunca… Bunca senedir kocam yanımda horlarken ağladığım, kendimi tatmin ettiğim yatağımda genç, yabancı bir erkeğin altına yatmak üzereydim. Heyecandan, zevkten ölüyordum. Tolga’nın tüm bedenimde dolaşan dudakları elleri bitiriyordu beni…- “Hadi Tolga… İçime gir artık… Dayanamıyorum… Seni içimde istiyorum…” diye inledim.Bacaklarımı araladı, dizlerinin üstünde yaklaştı. Sikini tutup başını ıslak amımın kapısında, dudakları üzerinde dolaştırdı. İnledim… Kalçalarımı oynatarak kıvrandım, – “Hadii… Sok artık…” dedim.Kırmadı beni… Yavaşça yüklendi… Ama girmedi hemen… Tüm ıslaklığına karşı amımın girişi zorluk çıkarıyordu kocaman erkekliğine… Biraz daha ıslaklığımı okşadı, aletinin başını ıslattı sularımda… Sonra tekrar bastırdı.Başı girmişti içime… Durdu… Bekledi… Tekrar itti… Yavaş yavaş koca sikini gömüyordu amıma… İnanılmaz bir zevkti yaşadığım… Kendimi kaybediyordum zevkten…- “Aaahhh….” diye inledim.- “ Beğendin mi Gül abla? Sikim zevk veriyor mu?”- “ Deli misin? Zevk de laf mı Tolga? Çok güzelll… Kocamın pipisine alıştı amım… Senin koca sikin kudurtuyor beni zevkten… Ölmek üzereyim…”Bütün bedeniyle üstüme yüklendi. Siki dibine kadar amıma girdi bir anda… Boynuna sarılıp tüm vücudumla yapıştım ona… Bacaklarımı beline sardım… Bacaklarımın arasında koca bir et parçası vardı ve beni zevkten, şehvetten öldürüyordu bu kalınlık…Kıpırdanmaya, amımın içinde gidip gelmeye başladı yavaş yavaş… Nefesim kesiliyordu zevkten… Boynuna dişlerimi geçirip tısladım,- “Ohhhh… Harikaa… Mmmm… Çok güzel… Hadi hızlan aşkım… Sik beni…”- “Hemen değil Gül abla…” dedi nefes nefese kulağıma… “Seni yavaş yavaş sikicem… Kocanın yaptığı gibi sikimi sokup çıkarıp boşalmayacağım sana… Tadını çıkaracaksın yarağımın… Sikilmenin, seks yapmanın ne demek olduğunu öğreneceksin bu gece Gül abla…”Biraz hızlanıyor, biraz yavaşlıyor, gelecek gibi olduğunda durup sakarya escort bayan bekliyordu. Böyle yapınca da ben zevkten kuduruyor, deliriyordum. Yavaş yavaş kendini geriye çekiyor, sonra hızla, bir anda köküne kadar yarağını içime sokuyordu.Sikinin başının ta diplerime değdiğini, koç başı gibi zorladığını hissediyordum. Vajinamın diplerinde hissettiğim sertliğinin okşamaları beni benden alıyor, kıvranıyor, kendimi sağa sola atıyordum.Kalçalarımı çalkalayınca da daha kötü oluyor, koca siki amımın içinde her yerime değiyor, çıldırtıyordu. Amıma her vuruşunda zevkin yanında acıyla inliyordum. Kocamın hiç değmediği yerlerime değiyordu erkekliği…Ve bir erkeklik organı içimdeyken hayatımın ilk orgazmını yaşadım, kendimden geçtim. Bacaklarımı sımsıkı kalçalarına sarmış, indirip kaldırıyor, kalçalarım yatağı dövüyor, haykırıyordum. İnanılmazdı yaşadığım şey…Dakikalarca sürdü bu zevk… Kendimden geçtim bir süre… Neden sonra kendime geldiğimde Tolga hala içimde, bacaklarımın arasındaydı ve gidip geliyordu yavaş yavaş…Tekrar inlemeye başladım. O volkan tekrar kaynamaya, zirveye yükselmeye başladım. Tolga da sona yaklaşmak üzereydi.Tam bu esnada telefon çaldı. İkimiz de durup yatağın yanındaki telefona baktık. Hemen açmadım. Telefon birkaç defa çalana kadar soluğumun düzelmesini bekledim.Konuşabilecek hale gelince elimi uzattım, telefonu kaldırdım. Telefonun diğer ucunda kocam vardı. Sorun var mı, her şey yolunda mı diye aramış. Bu arada Tolga da içimden çıkmamış, üzerime uzanmıştı.Bacaklarımın arasında yabancı bir erkek, yarağını amımın dibine kadar sokmuş vaziyette, uykudan uyanmış sesimle kocama cevap verdim,- “Aloo…” Konuşmaya başladık. “Erkenden uykum geldi kocacım… Uyuyordum…” dedim.Biz kocamla konuşurken Tolga içimde milim milim sikini oynatıyor, yavaş hareketlerle gidip geliyordu amımda… Ağzımı kapatıp zevk inlemelerime engel olmaya çalıştım kocama cevap verirken… Garibim, benim başka bir erkeğin altında sikiştiğimden habersiz, beni soruyordu. Buysa daha çok tahrik ediyordu beni…Kocamla konuşurken beni sikmekte olan Tolga ile göz göze bakışıyorduk. Zevkten gözlerimiz kısılmıştı. Dudaklarımızda bir gülümseme… Kocam uzun uzun bir şeyler anlatırken telefonun ahizesini elimle kapatıp fısıldadım,- “Memnun musun aşkım? Telefonda kocam var. Ve sen karısını sikiyorsun…” İnledi sessizce,- “Ohhh… Evet Gül abla… Öyle güzel ki… Ahmet abinin karısını sikiyorum yatağında… Altımda zevkten inletiyorum… Haberi yok pezevengin…” diye fısıldadı o da… Boynuna sarılıp omuzunu dişledim…- “Erkeğim benim… Sikemeyenin karısını sikerler… Hadi sik beni… Güzel güzel sik… O koca yarağınla sik Ahmet abinin karısını… Ohhh… Sok yarrağını bana…”Kocam hala anlatıyordu telefonda… Arada ahizeyi kapatan parmaklarımı kaldırıp hı… hı… evet… hayır… diye cevaplıyordum onu… Özlediğini söyledi sonunda…- “Ben de seni çok özledim kocacım… Yalnızlık zormuş… Bir an önce gelsen keşke… Burda, yatağımızda yalnız yatıyorum, sensiz… Gelsen de sevişsek…” dedim cilveli cilveli… Sanki gelse yapacağımız şeyin adı seksmiş gibi… Vedalaştık,- “İyi geceler karıcım, kendine iyi bak…” dedi, kapattı telefonu…Bense ahizeyi elimden fırlatıp attım, içimde gidip gelen Tolga’ya sımsıkı sarılıp kalçalarımı çalkalamaya başladım, amımda hareket edip duran sikini daha çok hissetmeye çalıştım. Soluk soluğa,- “Duydun mu?” dedim. “Kendime iyi bakacakmışım…” Tolga da bütün gövdesiyle üstüme yüklenerek amıma abanırken yanıtladı beni,- “Merak etme Gül abla… Ben sana iyi bakarım…” dedi. “İyi bakarım, güzel sikerim seni… Güzel amcığına güzel koyarım ablam…”- “Sik canım… Ohhh… Ablanı sik… Amcığına koy ablanın… Canım benim… Erkeğim… Ohhhh…”Telefonda duraklamamız biraz yavaşlatmıştı hızımızı ama konuştuğumuz hayasız, ar damarı çatlamış sözcüklerin etkisiyle delirmiştim. Tolga da benden daha çok heyecanlanmış ve zevke gelmişti. Sona yaklaşmıştık ve üzerime uzanmış, son darbeleri vuruyordu. Boşalmak üzereydim.O da geleceğimi hissetmiş, hızlanmıştı iyice. Ve son hamlede öyle bir yüklendi ki kendini kastı, odanın içini dolduran inlemelerle aynı anda ben de kasıldım. Birbirimizi öylesine sımsıkı sarmıştık ki ikimiz de birbirimizin kolları arasında titreye titreye boşalıyorduk. Döllerinin sıcaklığını amımın diplerinde hissediyordum. Hayatım boyunca böyle bir şey yaşamamıştım.Bir süre içimde öylece kaldı. Amım sikini sarıyor, içimde yeni yeni küçüldüğünü hissediyordum. İçimden çıkmak istemiyor gibiydi. Bacaklarımın arasında boylu boyunca uzanıyordu üstümde… Nefeslerimiz sonunda düzene girdi, sakinleştik. İçimden çıktı, kendini yan tarafıma bıraktı.- “Sigaran var mı aşkım?” diye sordu.İçim titriyordu o aşkım dedikçe… Kalkıp kocamın sigara paketini çıkardım çekmeceden, iki sigara çıkarıp çakmakla ikisini de yaktım. Çıplaklığımdan utanmak aklıma bile gelmiyordu, öylesine doğaldı ki çıplaklığımız…Tekrar yatağa, sevgilimin koynuna girdim. Kollarının arasına uzanıp onun sigarasını dudaklarının arasına kıstırdım. Pek kullanmadığım halde onunla beraber orgazm sigarası tüttürdük birlikte… Karnının üstüne koyduğumuz fondöten kutusunu küllük olarak kullanıyorduk.- “Tolga, bundan sonra bana abla deme, istemiyorum” dedim.- “Peki aşkım…” dedi. “Bu geceden sonra kadınımsın sen benim… Ablam değilsin…” Uzanıp sigara dumanı çıkan etli dudaklarını öptüm.- “İlk defa sevişmekten zevk aldım. Senin sayende aşkım… Ahmet abinin siki çok küçük, senin kadar da kalın değil üstelik… Bir de kendi işini bitirir, benimle hiç ilgilenmez. Senin kollarında kadın olduğumu anladım ilk kez…” diyerek içimi döktüm. Kulağımdan öperek,- “Daha gece sona ermedi aşkım… Sabaha kadar benimsin… Altımda inleticem seni… Halsiz kalıncaya kadar becericem seni…” Sımsıkı sarıldım,- “Ne istersen yap… Yılların acısını çıkarmak istiyorum. Ne zaman, nasıl, ne kadar istersen sevişirim seninle…” dedim.- “İçine boşaldım.” dedi tereddütle… “Hamile kalırsan?”- “Olsun, senin çocuğun, doğururum…” dedim. Endişeyle yüzüme bakıyordu. Gülerek yanağını okşadım.- “Merak etme, çocuğum olmuyormuş benim… Korunmamıza gerek yok. İstediğimiz gibi sevişebiliriz yani…” Elimi uzatıp sikini okşadım, hemen başını kaldırdı yaramaz… “Hatta şimdi başlayabiliriz sevişmeye gücün varsa…”Sigarasını küllüğe bastırıp etajere koydu. Belimden tutup bir anda üstüne çıkardı beni… Bacaklarımı aralayıp yerleştiğimde çoktan sertleşmiş siki amıma baskı yapmaya başlamıştı. Ne yapmak istediğini kadınlık sezgilerimle anlamış, sikinin üzerine oturmaya başlamıştım bile… Dudaklarımı ısıra ısıra erkekliğini içime aldım. Belimden tutup kendine çekiyordu. Sonunda dibine kadar girdi.Biraz bekleyip üstünde hareket etmeye başladım. Yukarı aşağı inip kalkıyor, ucuna kadar çıkıp dibime kadar içime alıyordum. Giderek hızlandım, ıslak amımın içinde yağ gibi kaymaya başladı erkekliği… Başını kaldırıp memelerimi yalıyor, uçlarını emiyordu ben üstünde gidip gelirken…Zevkten deliriyordum yine… Bir kez daha sarsılmaya, orgazm olmaya başladım. Sonunda üstüne yığılıp kaldım. Yana devrilip iki büklüm oldum. Bacaklarımı kasıyor, hala devam eden orgazm kasılmalarının zevkini çıkarıyordum.Sabaha kadar seviştik. Duş yaptık, banyoda arkamdan girdi… Duştan çıktık, yatağın üstünde domalttı beni, kalçalarımdan tutup amıma girdi. Bu kez değişik açıdan amıma giren erkekliği zevkten delirtti beni…Sabaha kadar seviştik kısacası… Uzun uzun seviştik… Durduk, dinlendik, sikiştik. Ben erkeksiz, o kadınsız geçen yılların acısını çıkarırcasına seviştik. Banyoda bir kez de arkadan, minik deliğimden becerdi. Çığlıklarıma aldırmadan arkamın kızlığını bozdu. Onun zevkini de yaşattı bana…Sabah güneş doğarken sızıp kaldık yatakta… Öğlene kadar ölü gibi uyuduk. Uyandık. Çırılçıplak evin içinde dolaştık, oturduk, kalktık, mutfakta yemek yedik. Evin her köşesinde, her odasında seviştik. İki gün boyunca yeni evli balayı çiftleri gibiydik. Hiç durmadık. Öpüşüp koklaştık, seviştik. Ertesi gün kocam gelecek diye zorla ayrıldık birbirimizden…İki yıla yakın bir zaman boyunca sürdü ilişkimiz… Fırsatını bulduğumuz, canımızın çektiği her anda birbirimizin kollarına koştuk. Fakat sonunda ailesiyle beraber taşındı, birbirimizi kaybettik.Şimdi hayata küsmüş gibiyim. Bir kenara çekilip saatlerce Tolga ile yaşadığımız sevişmeleri anıyorum. Mutfakta yemek yerken o yemek masasında bana yaptıkları…Kocamla yatarken o yatakta yaşadığımız orgazmlar… Kocamın çükü içimde gidip gelirken, Tolga’nın içimi dolduran kalınlığı… Kocamın leş gibi içki kokusundan iğrenirken, burun deliklerimde Tolga’nın erkek vücudunun salgıladığı beni tahrik eden erkek kokusu…Fakat yapacak bir şeyim yok. Ya böyle yaşamaya devam edeceğim, ya da kendime geleceğim. Çıkıp kendime bir şekilde yeni bir Tolga bulacağım.Onun gibi aygır bir erkek… Beni doyuran, beni yaşatan, beni kadın yapan genç bir erkek… Bekliyorum…Her an karşınıza bir Gül çıkabilir, gözleriyle sizi süzen, tartan, aranan… Benim o…

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Pipili kızıma

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Pipili kızıma

Gerçeklerle birlikte fantezilerimi katıştırıp, buraya hep muhteşem hikayeler yazardım hep.
Birgün bir de baktım bana bir mesaj gelmiş, birisi hikayelerimi beğendiğini ve benim kendisiyle ilgili bir hikaye yazmamı istiyordu. Olur dedim ve kendisiyle ilgil bana biraz bilgi vermesini istedim. Ayrıca profiline de baktım: çok güzel tenli, mis gibi bir vücuda sahip bir Crossdresser dı kendisi. Organı ise muhteşemdi, resimlerden çok temiz ve bakımlı olduğu anlaşılıyordu. Oturdum klavyemin başına ve onu hayal etmeye başladım; onu yatağın üstüne yatırmış, o parlak vücudunun üzerinde ellerimi gezdirirken parmak uçlarım penisinin ucunu bulup sıvazlamaya başloyordu, benim nazik hareketlerimle organı gitgide sertleşiyordu, ardından penisimi ağzıma alıp onu o şekilde tatmin etmeye devam ediyordum ta ki birden o ağzıma boşalıncaya dek. Bir türlü aklıma başka hikaye gelmiyordu, profilinde görünen organından aklımı bir türlü alamıyordum.
Günler böyle geçerken, bir gün “hikayemiz ne oldu” diye sorarak mesaj attı bana. Anlattım durumu, resimlerde penisini gördüm o yüzden başka birşeye konsantre olamıyorum dedim. benim hangi şehirde oturduğumu sordu, aynı şehirde oturduğumuz ortaya çıkınca bir akşam benim evde buluşmaya karar verdik. Nasıl strese girdiğimi anlatamam, ben oldukça yaşlı biri olarak o gencecik bebek tenli arkadaşı memnun edebilecekmiydim diye sürekli düşünmekten kendimi alamıyordum. Sonunda vakit geldi; ben caddeye inip, kendisini karşıladım. Selamlaşırken gayet normal ve ciddi bir şekilde selamladı beni, gizliliğe benim gibi o da çok önem veriyordu. Birlikte eve geçtik. Eve geldiğimizde metronun klimasının çalışmadığını ve çok kötü olduğunu, kendisini tazelemek istediğini söyledi ve banyoya geçti havluların yerini göstererek kapıyı kapattım ve içeri geçtim ve koltuğa oturdum; kalbim küt küt atıyordu…
Bir süre sonra banyonun kapısı açıldı, yavaş ve ağır adımlarla oturma odasının kapısına doğru geldi ve kapının pervazına dayandı, çekingen ve utangaç bir eda ile bakışlarını yere dikti ve öylece kalakaldı. Karşımdaki manzara muhteşemdi: Siyah jartiyer çorabı ve onları tutan bir jartiyer, kırmızı ekoseli kısacık bir mikro etek ve eteğin altından görünen pembe şirin bir tanga, üstte ise kırmızı sütyen üzerine giyilmiş siyah bir askısız bir body ile karşımda duruyordu. Bir elimi yavaşça çenesine götürdüm ve hafifçe başını yukarı kaldırdım, diğer elimle saçını okşadım ve sessizce “hoşgeldin” dedim. o da bir elini omuzuma attı ve hafifçe beni kendine çekmeye başladı. Amacı öpüşmek olabilir diye ben hemen kontrolü ele aldım ve saçını okşadığım elimle başını kendime doğru çektim ve yanağından öperek kulak memesine doğru dilimle ilerledim. Kulak memesini emerken hafifçe inlemeye başlamıştı. öylece yavaş yavaş odanın ortasına ilerledik, boğazımı öpmeye başladı ve gömleğimin düğmelerini çözmeye başladı. Gömleğimin açık bıraktığı bölgeleri öperek aşağı doğru ilerledi ve kemerimi de çözmeye başladı. Pantalonumu, iç çamaşırımla birlikte indirdi ve açıkta kalan penisime dilinin ucuyla dokunmaya başladı. Müthiş bir haz duyuyordum, çok fena olmuştum ve penisim de sertleşmeye başlamıştı bile. Oturma odasında duran yer yatağının üzerine geçtik, orada artık penisimi ağzına almaya başladı, ben de dayanamadım ve kalçasını çekerek bana yaklaşmasını sağladım, pembe tangasını kenara çektim ve penisini ortaya çıkardım. O da yeni traş olmuş herhalde ki, penisi tertemiz karşımda duruyordu, daha fazla dayanamadım ve ben de onun penisini emmeye başladım. Çok nefis bir duyguydu; 69 pozisyonunda kenetlenmiş durumdaydık. bir ara gözlerimi açtım ve bakışlarım bacaklarından poposuna kadar teninin pürüzsüzlüğüne takıldı. Bir yandan penisini emerken diğer yandan elimi poposunda gezdirmeye va arasıra anüsüne hafifçe bastırmaya başladım. Ben anüsüne baskı yapınca penisi daha çok sertleşiyor ve zonkluyordu. Yatağın üstünde doğrulduk ve o bana sırtını döndü; ne yapmam gerektiğini anladım ve penisimin başını kayganlaştırıcıyla hafifçe sıvadım ve tangasını kenara çekerek, penisimin başını yavaşça tertemiz arka deliğine dayadım. Biraz daha bastırınca penisimin başı içeri girdi, ve o da derin bir oh çekti. O kadar güzeldi ki, hareketlerim sert olmasın, canı yanmasın diye çok dikkatli hareket ediyordum. ellerimi poposunda gezdiriyordum, tertemiz mis gibi pürüzsüz ve kılsız poposunda. Elimi ön kısıma götürdüm ve penisinin taş gibi olduğunu fark ettim, zaten ardından dayanamadım ve içine fena bir şekilde boşaldım. Çok hızlı oldu ve ben çok fena utandım, özür diledim kendisinden. Sorun olmadığını söyledi ve tuvalete gitti temizlenmek için. Ben yanlamasına yatağa yattım ve televizyonu açtım; normalde geç boşalan ben nasıl olduda böyle hızlı boşalmıştım…
Banyodan çıktı ve o da yatağa uzandı, beni televizyona doğru yan yatırdı şimdi sırtım ona dönüktü. Arkamdan bana sarıldı ve omuzumu öpmeye başladı, bütün vücudu arkamdan bana yapışmıştı, her organını arkamda hissediyordum ! Setleşmiş penisi hiç inmemişti, onu aldı ve arkadan bacaklarımın arasına sokup çıkarmaya başladı. Penisi gidip geldikçe arkadan taşaklarıma değiyordu. Bir ara o da penisine kayganlaştırıcı sürdü ve hareketine aynı şekilde devam etti, ta ki bir ara durup penisini benim arkamda yerleştirmeye başlayıncaya dek. Hafif ve nazik hareketlerle arkama girdi ve yavaşça girip çıkmaya başladı. Penisi ilk bakışta orta büyüklükte görünse de arkama çok acaip bir baskı yapıyordu. O arkamda gidip gelirken yavaşça öne doğru eğildi ve nereye boşalmamı istediğimi sordu. Ben boşalmadan önce haber vermesini ve hepsini yutmak istediğimi söyledim. Belli bir süre sonra yavaşladı, ben sırtüstü yattım ve bacaklarımı yana doğru açtım. Tekrar yerini anüsümde aldı ve bu sefer bir bacağımı omuzuna alarak hareketlerine devam etti. O utangaç bebekten eser kalmamıştı ama arkama girip çıkarken yine çok nazikti. Sonunda yüzünün ekşidiğini gördüm ve kısık bir sesle “şimdi” diyebildi ancak. Arkamdan çıktı eliyle penisini sıkmış şekilde yüzüme doğru yaklaştı, penisini serbest bıraktığında coşkulu bir şekilde sıcak sıcak ağzıma boşalmaya başladı. Çok fena boşalmıştı ve menileri bitmek bilmiyordu. Hepsini su içer gibi son damlasına kadar yuttum. Kalktım banyoya gittim ve temizlendim, döndüğümde kendisine çeki düzen vermiş ve yatağa yüz üstü uzanmıştı. poposu muhteşem bir şekilde mikro eteğin altından parlıyordu. yanına gittim ve bacaklarının üstüne oturdum, beline masaj yapıyor ve poposuna doğru iniyordum. Sonra poposunu ellerimle kavrayıp, güzelce yalamaya başladım, poposunu yukarı doğru kaldırdı ama sadece yalamamı istedi. Ben zaten yalıyordum; dilim poposundan anüsüne oradan taşaklarına kadar inip çıkıyordu. Bacaklarının arasından baktığımda penisinin yine sertleştiğini fark ettim, yandan elimi uzatıp penisini okşamaya başlayınca, döndü ve sırtüstü yattı. Ben dururmuyum, hemen penisini tekrar ağzıma aldım ve deli gibi yalayıp emmeye başladım. iki eliyle saçlarımı kavradı ve başımı penisine bastırmaya başladı. Bastırıp bastırıp bırakıyordu ve bu arada direği ağzıma girip girip çıkıyordu. Sonra başımı sabit tutup alttan penisini ağzıma sokup çıkarmaya başladı, Ağzımı sikiyor dedikleri bu olsa gerek. Az bir süre git gelden sonra ağzım yorulmuştu artık, tam başımı kaldırıp dinlenecektim, eliyle başımı iyice penisine bastırdı, penisi gırtlağıma dayanmıştı ve birden muhteşem bir şekilde boşalmaya başladı. Hayatım kaymıştı ama menilerinin tadını alınca tüm yorgunluğum geçmiş, bir damlasını kaçırmamak için deli gibi yutkunmaya başlamıştım. İkimizin de işi bitmişti, kendimi yanına yatağa bıraktım. İkimiz de nefes nefese yatıyor, bir kelime dahi edemiyorduk. Çok güzel anlaşmış ve karşılıklı olarak birbirimizi çok güzel doyurmuştuk. Aslında yapmak istediğimiz daha çok sex ve denemek istediğimiz daha çok pozisyon vardı ama sanırım öncelikle açlığımızı gidermiştik. Birlikte biraz daha şefkatli zaman geçirdikten sonra giyinip gitti, ama bu ilk olsa da son değildi tabi…..
Umarım beğenirsin

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

KARIMLA MACERALARIM 5

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

KARIMLA MACERALARIM 5
Günlerden bir gün tekrar clube gittik,alt katta barda oturduk bir seyler ictik etrafimizdakilerle muhabbet etmeye basladik,zamanla o asagida barda insanlarla konusmak en az yukarda sevismek kadar zevk vermeye basladi bize.
Karim bir adamla konusuyordu adamin elleri rahat durmuyor karimin bacaklarini oksuyordu ve karimi yukari cikarip sikebilmek icin diller döküyordu.
Ama karimla anlasmamizda baskalariyla yalniz sikismek yasaklanmis oldugundan bir korkum yoktu bende birkas metre ilerde bir ciftle muhabbete dalmistim ama devamli karimi izliyordum karimda firsattan istifade adamin götünü falan oksuyordu,konustugum cift yukariya cikip bakinmak istedigini söyledi bende iyi eglenceler deyim yalniz basima birami yudumlarken karimi seyretmeye devam ettim yanlarina yaklastim karimdan ses yok adamla konusuyor,karimin arkasina gectim oksadim falan ama karim hala daha adamla gülmeler bana pek yüz vermiyor. neyse ben biraz gezineyim yukarida bakinayim dedim karimi barda birakip yukariya ciktim. Az evvel konustugum cift yatmis sevisiyordu adam kafasini karisinin bacaklarinin arasina sokmus yaliyordu genc kadin sarisin almandi muhtesem vücüt mükemmel gögüsler kalcalar traslanmis amcigi göründe dayanamadim yanlarina yanastim sikim tas gibi olmustu.bana bakislarindan yaklasmami istediklerini anladim ama karimla anlasmamiz yüzünden uzak durdum bastan.kadin dilinle dudaklarini yalayip elini sikime dogru uzatinca dayanamadim adama size katilabiirmiyim diye sordum.Adam tabii dedi kadinin bas ucunda diz cöküp tas gibi olmus sikimi cikardim bu durumu gören adam seslendi bana of cekic gibi olmus uzan hemen suraya dedi ve kadina otur üzerine dedi her sey o kadar cabuk oldu sirt üstü yattim kadin prezervatifi gecirip üzerime oturdu adamda kadinini arkasina gecip kadini arkadan sikmeye basladi muhtesem bir duyguydu kadinin icindeyken adaminda ayni anda arkadan dalmasi kadinin amcigini daracik yapti,adamin ileri geri gidis gelislerini hissetim,adam cok kisa bir süre icersinde bosaldi kadinin icinde ve adam ayaga kalkti bir seyler icmek icin asagi inmek istedigini söyledi siz devam edin dedi,kadini altima aldim deli gibi seviserek öperek sikmeye basladim kendimden gecmisim aniden yanimda karim belirdi kadinin kocasiyla beraber,meger adam bir sey icmeye degil benimkini cagirmaya gitmis bizimki beni o durumda görünce yyanimizda duran prezervatif sepetini kafama firlatip aglayarak asagi inmesi bir oldu.bende firladim pesinden kostum barda vodka iciyordu aglayarak. benimle konusmuyordu ne yaptimsada konusmadi cok gücenmisti.yanina oturdum bende icki söyledim biraz sakinlesti,yukari cikmak icin ayaga kalkti ve yukari dogru yol aldi bende yaninda ciktim. biraz bakindik her yerde sikisenler vardi gene. bir odada iki cift sikisiyordu bir kac tanede genc seyrediyorlardi. bizde seyretmeye basladik.karimi oksamaya calisiyordum ama hala daha yüz vermiyor hep benden biraz uzaklasiyordu.bir ara bir iki metre ilerde seyreden bir gence dogru yol aldi ben kimildamadim seyrettim,gencin önüne dikildi.merakla izlemeye basladim
bir adim geri atarak götünü gencin siyah mayosuna dayadi bir eliylede geriye uzanip gencin kalcasini oksadi uzaktan yabanci gibi seyrediyordum.genc ellerini karimin beline koydu arkadan sürtmeye basladi mayonun icinde nasil büyüdügünü görebiliyordum,karimin üzerinde siyah seffaf gecelik altinda siyah string ve sutyen vardi adam ellerini geceligin altina sokup iyice dayadi arkadan ve karimin boynunu öpmeye basladi,biliyorum karim bunlari beni cezalandirmak icin yapiyordu ama bu durum bana ceza degil mükafat gibi geldi hele karimin iki elle adamin mayosunu indirmesi ve adamin sikini oksamasi deli etti beni adam arkadan sikini karimin bacaklarinin arasina soktu siker gibi ileri geri gitmeye basladi bir elini karimin stringinin icine sokmus parmakliyor bir eliyle gögüsleri yoguruyor bir yandan bogazini kulaklarini yaliyor bir yandanda sikini sürtüyordu karim kendinden gecmis bir halde kafayi arkaya yaslamis zevkten inliyordu etrafta benim gibi seyreden bir kac kisi daha vardi.biri yaklasti karima oda basladi karimin memelerini oksamaya derken gecelik cikti…. sütyen cikti… bir adam daha geldi oda memelere yumuldu üc adamin arasinda zevkten deli olan karimi izliyordum arkasindaki adam karimin stringini cikarip atti,kafayi karimin götünün arasina soktu yalamaya basladi karimda adamlarin siklerini oksuyordu bende zevkle seyrederken 31 cekmeye basladim bu kadar zevk aldigim olaylar gercekten nadir yada yok gibi diyebilirim.
bir ara karimin arkasinda dikilen admin prezervativ gecirmekle mesgul oldugunu gördüm,karim hafif domalmis bekliyordu sanki o ara bana bakti karim,15 senedir evli oldugum kadinin yüzünde hic böyle zevk görmemistim ,gözleri nerdeyse kapali inleyerek nefes alisi,düsündüm o an bu kadar zevke gelmis bir kadinin zevkini bozayimmi yoksa devam seyirmi edeyim diye,seyretsem ayakta üc kisi mahvolana kadar sikeceklerdi ve benim cok hosuma gidecekti ama belki evliligimiz bozulacakti,belk**e daha iyi olacakti ama yapamadim yaklastim karimi tutup öpmeye basladimarkasindaki adam hizini alamamisti ayakta ben önden karima sarilmis öperken oda arkadan dayayip duruyordu girebilmek icin ben önden sürtüyordum oda arkadan karimin bacak arasinda siklerimiz tokusuyordu dayanamadim karimi tutup cevirip domalttim islacik amcigina daldim karim öne egildi adamin sikini oksayip yalamaya basladi (adam hala daha prezervatifleydi)ben zaten az önceki sikisten tam doluydum cok cabuk bosaldim adamda o anda prezervativin icine bosaldi karimin agzindayken. sonra karim adamla biraz öpüstü falan ordan ücümüz dusun altina gectik.devami bi dahaki sefere 🙂 ve bu gercek yasadigim olaylardan biri fantezi degil 🙂

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Yasak Aşkım 2

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Yasak Aşkım 2
Önceki bölümde bahsettiğim eşekliğimden sonra annemin hareketleri çok değişmişti.Artık benimle esk**en olduğu gibi arkadaş değil anne oğul ilişkisi sergiliyordu.Çok mutsuz ve gergindi,özellikle kapalı giyinmeye dikkat ediyor neredeyse hiç bir yerini göstermiyordu.Arada sarılıp yalakalıklar yapıp yanaklarına öpücük konduruyordum ama nafile gülümseyerek pek karşılık vermeden geçiştiriyordu.Bir şeyler yapıp ona kendimi affettirmeliydim ama nasıl yapacaktım.
Nette dolaşırken bir alış veriş sitesinde karşıma seksi sayıla bilecek kadın elbiseleri çıktı.Onları görünce böyle bir şeyler alıp ona hediye etmek geldi.Belki o zaman beni affedebilirdi.Zira arada konuşma girişimlerimi bile tersliyordu.Neredeyse bir ay olacaktı,babam bile artık kıllanmaya başlamıştı.Annemin soğuk hareketleri ona karşıda devam ediyordu.Arada sikişme seslerini de duyardım,son zamanlarda ona da hiç denk gelmemiştim.Hemen tuvalete gitme bahanesiyle banyoya gidip kirli sepetinden elbise bedenini tespit edip araştırmaya başladım.Çok ta abartmadan bir tane kısa tulum şeklinde şort ve ince askılı diz üstü biraz bol bir gece elbisesi aldım.Biriktirdiğim bütün param bitmişti ama annem için değerdi.Kargo adresini de arada takıldığım internet kafeyi verdim.İki gün sonra siparişlerim gelmişti.Çaktırmadan getirip odama sakladım.Babam büyük bir şirkette pazarlama müdürü olarak çalışıyordu.Sık sık iki,üç günlük bazen de haftalık turlara çıktığı olurdu,vermek için o zamanlardan birini bekledim ki fazla da sürmedi zaten iki gün sonra üç gün gelmeyeceğini söyledi.
Ertesi günü akşam ikimiz yemeğimizi yedikten sonra annemin işini bitirip tv başına gelmesini bekledim.Yine bir tayt üzerine neredeyse etek uzunluğunda bir kazak giymişti.
”Annecim yanlış anlamazsan bunları sana aldım”diyerek en şirin ve mahcup halimi takınarak paketleri uzattım
”Nedir bunlar”dedi kaşlarını çatarak biraz da sertçe
”Ne demek oluyor bu,neden aldın bunları”
”Sana çok yakışacağını düşündüm onun için aldım”Düşüncem pek işe yaramamış gibi görünüyordu.Hiç bir yumuşama olmamış hatta daha kötüye gitmiş gibi bir duyguya kapılmıştım.
”Bunları giyince annen fahişe gibi olmayacak mı neden aldın,yada babanın dediği gibi sadece evde mi giyicem?Ya arkadaşların görürse ne der,annenin arkasından konuşmazlar mı?” O gün söylediğim her şeyi kelimesi kelimesine bana yutturmuştu,onu çok yaralamış olduğumu bir kez daha anladım.Bende o an çok duygusallaşmıştım.
”Tekrar özür dilerim anne,sen benim en kıymetli varlığımsın.Arkadaşım öyle bakınca seni çok kıskandım,istemeden o sözleri sarf ettim.İnan o günden beri ne yapacağımı kendimi nasıl affettireceğimi bilemiyorum.Seni üzgün gördükçe kahroluyorum.Bunları senin için özenerek sürpriz yapmak için aldım,ne zaman istersen, hatta istersen arkadaşlarımın hepsi varken giy,yeter ki eskisi gibi olalım beni affet” Sesim iyice titremeye başlamış konuşmanın sonuna doğru artık gözümden yaşlar süzülmeye başlamıştı.
Sanırım o yaşlar işe yaramıştı,boynuma sıkıca sarılıp yanaklarımdan öpmeye başlamıştı.

”Tamam üzülme,sende artık çocukluktan ergenliğe geçiyorsun,olabilir böyle şeyler ama bunlar annene saygısızlık yapmanı gerektirmez.Baban dan da aynı tepkileri gördüğüm için sana biraz sert çıktım.Sende üzülme artık sil gözlerini.”deyip parmaklarıyla gözlerimden akan yaşları siliyordu.O kadar sevinmiştim ki annem beni affetmişti yüzü eskisi gibi gülmeye başlamıştı.Bir süre koltukta yan yana bir birimize sarılarak oturduk.
”Oğlumun hediyelerini deneyelim bakalım.” Diyerek paketleri alıp giymeye gitti.Beş dakika sonra tulumu giyip geldiğimde nutkum tutulmuştu
”Sende biraz abartmışsın oğlum,bunun yakası çok açık,nasıl giyicem ben bunu?”Gerçekten yakası süperdi.İnce şort kısmı oldukça kısa,ince bir kumaştan yapılmıştı.Yakası V şeklinde,dolgun göğüslerinin neredeyse yarısını açık bırakacak şekildeydi.Eliyle düzeltmeye çalışırken memelerinin çeyreğini bile kapatmayan sütyeni aradan görünüyordu.
”Nasıl istersen giy annecim,sana çok yakıştı.Hatta yarın aynı arkadaşımı çağırayım onun yanında giy.”
”Ya yine anneni kıskanırsan,bak bu sefer affetmem ” dedi biraz ciddi biraz şakayla karışık.
”Tamam yarın okul çıkışı geliyoruz,bu elbiseni giy”
”Diğerini de denesene bakalım beğenecekmisin?”
”Nasıl oldum” diyerek odaya girdi.Bu daha da güzeldi.İncecik askıları ve kısacık bir eteği vardı Biraz eğilse kilodu görünecekti.Şık bir gece elbisesiydi.
”Harika olmuşsun”Diyerek parmaklarından tutup elini havaya kaldırıp kendi çevresinde bir tur çevirdim.O arada bir beğeni ıslığı da çalmayı ihmal etmedim.Döndürmeyi bıraktığımda arkadan eteğinin ucunu tutup kısalığını kontrol etmek istermişcesine hafiften kaldırdığımda göt yanakları arasında kaybolmuş kilodunu gördüm.
” Ne oldu,kısa geldi sanırım gözüne” dedi,elimi eteğinden iktirirken
”Sen beğendiysen benim için sorun yok annecim,bir akşam dışarı çıkarken giyer denersin rahat mı?”
”İmkan yok,baban bunu hayatta giydirmez dışarıda”
”O zaman babam yokken ikimiz çıkarız bir gün”
”O olabilir bak,ama daha önce hiç böyle bir şey giymedim.Cesaret edemeye bilirim”Dedi gülümseyerek.
”Her şeyin bir ilki vardır.”
Aslan oğlum diye sarıldığında incecik elbiseden bütün vücudunu meme uçlarına kadar hissetmiştim.Kendimi sakınmadan bende ona sarıldım.Hatta bütün vücudunu daha çok hissetmek istercesine.Esk**en olsa bu tip cinsel şeyler hissettiğimde kendimi geri çekerdim.Ama bu akşam başkaydı,sanki artık anne oğul olarak daha yakınlaşmış,sanki gizli sırlarını paylaşan arkadaşlar gibi olmuştuk.Bir yandan da aklım yarın çağıracağım arkadaşımday dı.Annem sahiden o elbiseyi giyecekmiydi,ben neler hissedecektim.Aklıma geldikçe çok heyecanlanıyordum ama onunla aramız düzeldiği içinde çok mutluydum.Gönül rahatlığı içinde güzel bir uyku çektim…

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32